BASIN AÇIKLAMASI - 19.12.2016 - Lanetlemekle illetten kurtulamayız. (20.12.2016)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle




Lanetlemekle illetten kurtulamayız”

-Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun, devletin güvenlik güçlerine yönelik terör eylemleri ve gösterilen tepkiyle ilgili “Lanetlemekle illetten kurtulamayız” dedi.

Güvenlik güçlerine yönelik terör saldırılarını ve ülke gündemini değerlendiren Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun, Türkiye’ye huzuru getirecek aşının formülünün, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünde saklı olduğunu ifade etti:

Altun, yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi:

“İnsanoğlu yüzlerce, belki de binlerce yıl boyunca bulaşıcı verem hastalığını lanetledi durdu. Ama hiçbir lanet, bu illeti yok etmedi, kökünü kurutmadı. Oysa insanlığı kırıp geçiren bu illetten kurtulmak için bir aşı gerekiyordu ki ancak 1920’li yılların sonunda bulundu. Ve o tarihten bu yana verem hastalığı kitlesel ölümlere yol açmadı.

Yakın tarihte ülkemizde binlerce insanımızın ölümüne yol açan terör hastalığı, son olarak cumartesi günü Kayseri’de çarşı iznine çıkan kınalı kuzularımıza bulaştı. Biri Bursa İznik’ten olmak üzere 14 askerimiz şehit oldu, onlarcası yaralandı.

Öncelikle şehit askerlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, yakınlarına ve ulusumuza başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz.

Evet, dedik ki, binlerce yıl verem hastalığını lanetleyen insanoğlunu o illetten kurtaracak olan bir aşıydı. Terör için de aşı gerekiyor. Bu aşının formülü, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözlerindedir. Bu mesaj iyi okunduğunda, terörün aşısı da bulunacaktır.

Şöyle ki;

Ülke yönetimini elinde bulunduran siyasi irade bugünden tezi yok, toplumu ayrıştıracak tartışmalardan uzak durmalıdır. Terör saldırılarını bahane ederek kanamaya oldukça müsait etnik kimlik yarasına batırılmak istenen tırnaklar derhal kesilmelidir. Pek çok şehirde, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde kurulmuş bir siyasi partinin il ve ilçe binalarına yönelik saldırıların önü alınmalıdır.

İlk aşamada yapılacak olan toplumun yükselen ateşinin düşürülmesidir. Önce ateş düşürülmeli ki, ülkede kalıcı barışın tesisi için atılması gereken adımlar birer birer atılmalıdır.

Bunların en başında, siyasi karar alıcıların da sık sık gündeme taşıdığı “idam”ın özellikle ülkeyi yönetenlerce telaffuz edilmemesi gerekmektedir. Sakıncalarını her fırsatta dile getirdiğimiz idam cezasını yeniden uygulamak, Türkiye’yi çağdaşlıktan iyice uzaklaştıracaktır.

Türkiye için en ideal yönetim modeli, parlamenter demokratik sistemdir. Bir an önce ülkeyi eyaletlere bölecek olan başkanlık sistemi sevdasından vazgeçilmeli ve parlamenter demokrasi güçlendirilmelidir. Ve böyle güçlü bir parlamento adeta bir kurucu meclis gibi çalışarak, toplumsal yaşama dair tüm düzenlemeleri, muhalefet ve sivil toplum örgütleriyle el ele vererek sağlanacak konsensüsle yapmalıdır.

Başkanlık sistemiyle birlikte oluşacak tek adam yönetimi, Türkiye’yi huzura değil, daha da kötü günlere sürükleyecektir. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eğer bu ülkenin geleceğini, bu ülke insanının huzurunu istiyorsa, başkanlık sistemi sevdasından bir an önce vazgeçmelidir.

Bu ülkenin başındaki illetin aşısı, tüm kurum ve kurallarıyla güçlendirilmiş parlamenter demokratik sistemdir ki, ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ı ancak böyle bir sistemle sağlayabiliriz.”




 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23