BASIN AÇIKLAMASI - 03.07.2017 - SİVAS KATLİAMI (03.07.2017)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle



Basına ve Kamuoyuna, 3 Temmuz 2017

Sayın basın mensupları; Dün 2 Temmuz 1993’tü… Yani, Sivas Katliamının 24. yıldönümü… Türkiye tarihine kara bir leke olarak yazılan bugünü anmak, demokrasi ve adalet isteyen tüm vatandaşların bir görevi… Bizler için ise bir zorunluluktur.

Ne yazık ki, 2 Temmuz 1993 günü aydınlara, demokrasiye ve birlikte yaşama kültürüne yapılan bu hain saldırı, tarihe düşünce ve ifade özgürlüğünün engellendiği, linç kültürüyle yaşam hakkının fiilen sona erdirildiği kara bir gün olarak geçmiştir.

24 sene önce Pir Sultan Abdal anma şenlikleri kapsamında Sivas’ta bulunan onlarca aydın, sanatçı, şair ve yazarımızın kültür etkinliklerini icra etmek amacıyla toplandığı Madımak Oteli, kışkırtmalar sonucu örgütlü biçimde otelin önüne gelen canilerce ateşe verildi ve 33 aydınımızın, sanatçımızın diri diri yanmasına sebep olmuştur.

Bu acı ve unutulması mümkün olmayan olay sonrası dönemin siyasileri ve yöneticilerinin açıklamaları adeta failleri koruyan ve linç kültürünün yerleşmesini sağlayan sonuçlar doğurmuştur. Ne yazık ki günümüzde de siyasiler hala bu nefret dilinden ve linç kültüründen beslenmektedir.

Sivas katliamının üzerinden geçen onca yıla rağmen, olayın asli failleri ve olayı engellemek için kılını kıpırdatmayan sorumlular yargılanmadığı gibi halkı birbirine düşürmeyi hedefleyen provokasyonlar ve gerici-ırkçı saldırılar artarak devam etmiştir.

Katliamın hukuki süreci olayı aydınlatıp faillerin cezalandırılmasından ziyade olayı örtbas etmek ve katiller ile failleri aklama sürecine dönüşmüştür. Yargılama sürecinde kimi göstermelik cezalar verilmiş olsa da olayın asıl failleri yargılanmadığı gibi sonrasında zamanaşımı sebebi ile dosya kapatılmış ve dönemin başbakanı zamanaşımını “milletimize hayırlı ve uğurlu olsun” diyerek karşılamıştır.

Yapılan göstermelik yargılamada sanıkların avukatlığını yapan kişiler sonrasında adeta ödüllendirilerek milletvekili, bakanlık ve belediyelerde önemli görevlere getirilmişlerdir.

Bu acı olayın aydınlatılmaması ve fail ile sorumluların cezalandırılmaması sonrasında gerçekleşen ve üzücü sonuçlar doğuran diğer katliamlara da zemin hazırlamıştır. Bu olayın sorumlularının bulunarak cezalandırılmadan Türkiye’nin gerçek anlamda bir demokrasiye kavuşamayacağı ortadadır.

Burada, 3 Temmuz 1993 gününü takip eden 5 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleşen ve 33 vatandaşımızın ölümü ile sonuçlanan Başbağlar katliamını da anmadan geçemeyeceğiz. Hain terör örgütü tarafından gerçekleştirilen bu saldırıda masum vatandaşlarımız öldürülmüş olmasını da kınıyor, Türkiye’nin bir daha bu ve benzeri acı olaylarla karşılaşmamasını umut ediyoruz.

Biliyoruz ki, Sivas katliamı demokrasiye, farklı inançların eşit koşullarda birlikte yaşamalarına karşı olanların marifetiydi. Nefret suçları ve ayrımcılık açısından yaşanmış en vahşi örneklerden biriydi. 

Bugün üzülerek görmekteyiz ki, yaşam hakkı başta olmak üzere tüm temel hak ve özgürlüklere yönelik devlet baskısı ve şiddeti açık veya örtülü olarak halen devam etmektedir. İçinde bulunduğumuz ve bitmeyecek gibi gözüken olağanüstü hâl durumu sebebi ile çıkartılan KHK’larla, insan hakları askıya alınmış, suça karışmamış ve OHAL’le doğrudan ilgisi bulunmayan vatandaşlarımızın da insan hakları, yöneticilerin tasarrufuna bırakılmıştır.

İnsan hak ve özgürlüklerinden, eşitlikten, demokrasiden, barıştan ve kardeşlikten yana olan herkes gibi biz de bir kez daha katliamı lanetliyor ve unutturmayacağımızı belirtiyoruz.

Ve biliyoruz ki, benzer acıların tekrar yaşanmamasının yolu hangi dilden, etnik kökenden, mezhepten ya da dinden olursa olsun tüm yurttaşlarımıza hukuk güvencesi altında kendilerini ait hissettikleri ülkede özgürce yaşamak olmalıdır. Bunun en basit yolunun ise insan hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu bir hukuk devleti yaratmak olduğu ortadadır.

24 sene sonra bugün, Sivas’ta katledilen tüm aydınlarımızın acısını bir kez daha hissediyor, insanlık suçlarında zamanaşımını kabul etmediğimizi ve olayın failleri ve sorumlularının yargılanarak gereken cezayı almadan adaletin sağlanamayacağını belirtiyoruz.


Av. Umut MISIR
Bursa Barosu
İnsan Hakları Komisyonu Başkanı


 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 11 94
Adli Yardım Servisi - Telefon: (0 224) 223 28 23 Cep Hattı:(0 533) 439 15 79