BASIN AÇIKLAMASI - 20 KASIM 2017 (21.11.2017)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle


BASINA VE KAMUOYUNA
20 Kasım 2017


Ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde pek çok yerinde yaşam koşulları gün geçtikçe zorlaşmakta ve kötüye gitmektedir. Modern çağ beraberinde yoksulu daha yoksul, zengini daha zengin yapmakla birlikte geri kalmış ve gelişmiş ülkeler arasındaki uçurumu gün be gün açmaktadır. Ancak geri kalmış ve az gelişmiş ülkelerde olduğu kadar gelişmiş ülkelerde de toplumun büyük kesimlerinde yaşam koşulları kötüleşmektedir. Elbette yaşanan bu kötü koşullardan, yetişkinlerden daha da çok çocuklar etkilenmektedir. Eğitimden sağlığa, barınmaya ve hatta daha önemlisi yaşam hakkının elinden alınmasına varıncaya kadar olumsuz yaşam koşulları çocukları doğrudan hedef almaktadır. Bir de tüm bunların yanında çocuklara yönelik ayrımcı uygulamalar çocukların mağduriyetini arttırmaktadır. Dünyamızda milyonlarca çocuk yoksulluk yüzünden sokaklarda yaşamakta, köle gibi çalıştırılmakta, ihmal ve istismara uğramakta ve hatta savaşmak zorunda bırakılmaktadır. UNICEF raporuna göre; "385 milyon çocuk aşırı yoksulluk içinde, 264 milyon çocuk ve genç okul dışında yaşamını idame ettirirken geçen yıl beş yaşından küçük 5,6 milyon çocuk önlenebilir nedenler yüzünden yaşamını yitirmiştir."

Tüm bu olumsuz iklim ve toplumsal farkındalık yaratmak gayesiyle 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen çocuk haklarına dair sözleşme imzalanmış ve bugün yani 20 Kasım günü her yıl "Dünya Çocuk Hakları Günü" olarak kutlanmaktadır.

Ülkemizde de çocukların sorunları ne yazık ki dünyadaki diğer çocuklardan çok da farklı değildir. Belki sokakta kalan ve ağır işler dahil çalıştırılan çocuklarımızın sayısı fazla değildir ve belki savaşmak zorunda bırakılan çocuğumuz yok denecek kadar azdır. Ancak dünyadaki diğer çocukların olduğu gibi bizim çocuklarımız da benzer sorunlarla, eğitim ve barınma haklarından mahrum bırakılma, suça itilme vb hak ihlallerine her yıl bir öncesinden daha fazla sayıda uğramakta ve cinsel istismar dahil istismarın her türlüsü ile karşı karşıya bırakılmaktadırlar.

2012 yılında 601 bin olan 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı, 2016 yılına gelindiğinde 709 bin olmuştur. İş cinayetleri hız kesmezken, resmi tatil olan 1 Mayıs işçi bayramı da dahil olmak üzere çocuk işçi ölümleri de giderek “yerleşik” bir hal almıştır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporuna göre 2016 yılı boyunca en az 56 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetmiştir. 2017’nin ilk 4 ayında ise her ay en az 2 çocuk iş cinayetine kurban gitmiştir.

2015 yılında tek başına Avrupa’ya gitmek zorunda kalan çocukların sayısı 96 bin olarak belirlenmişti. AB ülkelerine sığınan mülteci çocukların yüzde 89’unun erkek yüzde 11’nin ise kız çocuğu olduğu ve bu çocukların yüzde 68’inin 16 ile 17 yaşları arasında olduğu belirlenmiştir. UNICEF’in son yayımlanan raporuna göre yalnız başına yolculuk yapan mülteci çocuk sayısı 2010 yılından bu yana hemen hemen beş kat artarak ürkütücü düzeye ulaşmıştır. Yine UNICEF raporuna göre 385 milyon çocuk aşırı yoksulluk içinde, 264 milyon çocuk ve genç okul dışında yaşamını idame ettirirken geçen yıl beş yaşından küçük 5,6 milyon çocuk önlenebilir nedenler yüzünden yaşamını yitirmiştir."

Eğitim Sen’in 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yıl Sonu Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu’na göre; Kadın örgütlerinin yaptığı istatistikler ve mahkemelere yansıyan olaylar neticesinde, MEB’in cinsel istismarı meşrulaştıran politikaları sonucu, 2017 yılının ilk beş ayında 182 çocuğun cinsel istismara uğradığı ortaya çıktı. Yine 2002’den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti.

Son günlerde özellikle dünyada ve ülkemizde milyonlarca çocuğun hakları çiğnenirken; Çocuk haklarını her zamankinden daha çok öğrenmeye, öğretmeye ve yüksek sesle dillendirmeye ihtiyacımız vardır. Masumiyetin simgesi olan çocuklarımıza vereceğimiz en güzel miras vazgeçilmez çocuk hakları, en güzel hediye de sevgi ve şefkatle harmanlanan yaklaşımlardır. Çocuk hakları mutlaka işlevselleşerek adil bir dünyayı inşa edebilmek için yaşamımızın her alanında yerini almalıdır. Burada aileye, topluma, çocuk hakları mücadelesi veren biz barolar ve STK lar yanında, sosyal devlet anlayışı gereği en büyük görev de devlete düşmektedir.

Bursa Barosu ve özelinde Bursa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, okullarımızda ve fırsatını bulduğumuz her platformda çocuk haklarını anlatmak, yeni yasal düzenleme çalışmalarında çocuk lehine olanlarını savunmak, aleyhine olanların yasalaşmasını engellemek adına kamuoyu oluşturmak adına çalışıyor, toplumu bilgilendiriyoruz. Çocukları geleceğe bilinçli bireyler olarak yetiştirmek için bugün 10. nu düzenlediğimiz resim yarışması, dünya çocuk günü kapsamında köy okullarına yaptığımız çocuk şenlikleri ve 23 Nisanda yaptığımız Cezaevi çocuk şenliği gibi önemli projeler yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Herhangi bir yerde “aile içinde, sokakta veya başka bir mekanda” çocuklara karşı bir haksızlık olduğu zaman, Bursa Barosu ve Bursa Barosu Çocuk Hakları komisyonu üyeleri Avukatlar, çocuklarımız ile Onlar’ın temel hak ve özgürlüklerinin yanında yer almaktadır. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Bursa Barosu çocuklarımızın yanında olmak için her türlü çabayı gösterecek, yine çocuk hakları konusunda ilköğretim okullarında, çocuk hakları ile birlikte cinsel istismar konularında da ortaöğretim ve dengi okullarda eğitimler yapmaya devam edeceğiz.

Ülkemizin geleceği çocuklarımızın bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet farkı gözetmeksizin eşitlikçi bir eğitim sisteminde eğitim ve öğretim görmesi için, eğitim sisteminin tamamıyla nitelikli, eşit, parasız, fırsat eşitliğini ve sosyal adaleti gözeten bir anlayışla düzenlenmesi ve bu anlayışın değişmez bir ilke haline getirilmesi için çalışmaya devam edeceğiz.

Gürkan Altun
Bursa Barosu Başkanı

 

 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 11 94
Adli Yardım Servisi - Telefon: (0 224) 223 28 23 Cep Hattı:(0 533) 439 15 79