Adana'nın Aladağ ilçesinde 11'i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği ve 27 çocuğun yaralandığı kız öğrenci yurdu yangın faciası ile ilgili açılan davanın dördüncü duruşması Kozan Ticaret Odası Konferans Salonunda görüldü. (12.12.2017)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle


 

 


Aladağ yangın faciası duruşması yapıldı

Bursa Barosu’nun ilk duruşmasından beri takip ettiği davanın 11 Aralık günlü duruşmasına Bursa Barosu'nu temsilen Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Atakan Arar katıldı. Kamu görevlileri hakkında açılan davanın ana dava ile birleştirildiği duruşmada, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Dava 26 Şubat 2018 tarihine ertelenirken, Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük, “Milli eğitim görevlileri de faciadan doğrudan sorumludur” dedi.

Adana'nın Aladağ ilçesinde 11'i öğrenci 12 kişinin yaşamını yitirdiği ve 27 çocuğun yaralandığı kız öğrenci yurdu yangın faciası ile ilgili açılan davanın dördüncü duruşması Kozan Ticaret Odası Konferans Salonunda görüldü.

10 saat süren duruşmada mahkeme heyeti kararını saat 20.20’de açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıkların tutuklanma talebinin reddine, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip duruşmayı 26 Şubat 2018'e erteledi.

Duruşmaya; Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük ile Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Ahmet Tüysüz ve çok sayıda barodan avukatlarla CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen katıldı.

11 Aralık 2017 günü görülen davada, olayda sorumluluğu olan 5 kamu görevlisi ile aynı derneğin erkek yurdu müdürü olmak üzere 6 sanık mahkemeye çıkarıldı.

Tutuklu sanıklar, mahkeme salonu küçük olduğu için duruşmanın yapıldığı Kozan Ticaret Odası binasına geniş güvenlik önlemi altında getirildi.

Sanıklar jandarmaların arasında duruşmanın yapılacağı salona çıkarıldı. Kozan Ağır Ceza Mahkemesi, ilk dava ile Aladağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş, Şube Müdürü Davut Gökçeli ve yurtta denetim yapıp rapor hazırlayan görevliler Ramazan Arı, Cihan Ünal, Bayram Aydın, Mehmet İpek ve Zeki Yılmaz hakkında açılan davayı birleştirdi.

İki davanın birleştirilmesiyle birlikte Aladağ Davası’nda sanık sayısı, 6'sı tutuklu olmak üzere 14 kişiye yükseldi.

Kamu görevlileri ilk defa hakim önüne çıktı

Duruşmaya tutuklu sanıklar ile eski İlçe Milli Eğitim Müdürü ile kamu görevlisi 4 sanık mahkemede ifade verdi.

Denetimi, iş güvenliği eğitimi olmayan memura yaptırmışlar!

Aladağ Özel kız öğrenci yurdunda 2014 ve 2015 yıllarında Kaymakamlık görevlendirmesi ile sanıklar arasında bulunan İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Ramazan Arı ile birlikte denetim için yurda gittiğini belirten memur Bayram Aydın, Aladağ'da yangından önce yurtta denetim yapıp rapor hazırladığını belirterek “Beni kaymakamlık görevlendirdi. Denetleme ve yangın eğitimi almadım” dedi.

Yangının çıktığı vakıf yurdunda daha önce denetime katılanlardan tutuksuz sanık memur Bayram Aydın, mahkemede yaptığı savunmada 2014-2015 yıllarında kaymakamlık görevlendirmesiyle 2 denetim yaptıklarını, 44 maddelik formu doldurarak denetimi gerçekleştirdiklerini aktardı. Denetimin yangın denetimi olduğunu bile ilk başta bilmediğini anlatan Aydın, bu konuda herhangi bir eğitim almadığını kaydetti. Aydın, formda yazan maddeler üzerinden yurtta eksiklik olup olmadığını değerlendirdiklerini kaydetti.

Denetime katılan bir başka memur Cihan Ünal ise Özel Yurtlar Yönetmeliği’ne göre denetim yaptıklarını, yangın merdiveni, söndürme cihazları gibi unsurları kontrol ettiklerini belirterek, “Denetim eğitimim yok. Yangın tatbikatı yapılıp yapılmadığını sormadım. Yangınla ilgili eksiklikleri teknik bilgim olmadığı için bilmiyorum. Şube müdürümüz Davut Gökçeli yapıyordu denetimi, biz dolduruyorduk, sadece raporu imzalıyordum” diye konuştu.

Denetlemelerde bulunan dönemin Aladağ İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Davut Gökçeli ise gittikleri her denetlemede son kullanma tarihi geçmeyen yangın tüpleri bulduklarını, yangın merdivenlerinin kapılarının sağlam olduğunu anlattı.

Müfettişlerin yaptığı denetimde yangın tatbikatı yapılmadığının söylendiğini aktaran Gökçeli, “Yangın tatbikatıyla ilgili herhangi bir eğitim almadım. Ben edebiyat öğretmeniyim. Sadece elimizde bulunan formlara ve yönetmeliğe göre işlem yaptık. Yılda iki kez yapılan bu denetimleri haziran ve aralık aylarında İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderiyorduk. Yurttaki eksikliklerin tamamlanacağını söylemişlerdi bize. Forumlarda işaretleme yaparken kastım yoktu. Yeterli teknik bilgim yoktu. Yurt denetiminin 6 maddesinde 18 şart var, bu şartlar yerine getirilmezse yurt zaten açılamaz. 2010 yılında yurdun dönüşümüne izin verilmiş ama bu zamana kadar söz konusu kurumlardan herhangi bir talep gelmemiş” ifadelerini kullandı.

Denetimlere katılan Mehmet Aktaş isimli öğretmen ise yurttaki eksikliklerle ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü 5 kez bilgilendirdiklerini ancak raporlara ilişkin kendilerine herhangi bir yazı gelmediğini savundu.

2012 yılından beri Aladağ’da bulunduğunu anlatan Aktaş, “Herhangi bir yangın söndürme denetiminin yapıldığını hatırlamıyorum. Etkin izleme ve değerlendirme yaptığımı düşünüyorum ve hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Aladağ’a en yakın devlet yurdu olan Kozan YİBO’ya nakil için çocukların ailelerine bilgi verdik. Bununla ilgili elimizde dokümanlarımız var” şeklinde konuştu.

“Adalet sağlanmadan yüreğimizdeki yangın sönmez”

Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük, “Bu duruşmada kamu görevlileri ifade verdiler. İlçe Milli Eğitim Müdürünün İl Milli Eğitim'i suçladığı davada denetim yapan memurun yangın eğitimi almadığı ortaya çıkıyor. İhmal işte böyle çocukların hayatlarına mal oluyor!

Aladağ yurdunu denetleyenlerin hiçbiri işin uzmanı değilmiş. Uzman olmayan bu kişileri görevlendiren kamu görevlileri bu faciadan sorumludur ve mutlaka gerekli cezayı almalıdır.

Olayın üzerinden 1 sene geçti. Çaresizlik içinde o yavrularımızın çırpınışlarını, bir ambulans içinde 9 kömürleşmiş bedeni unuttuk mu? Hayır! Çocuklarımız, devlet eliyle cemaatin kucağına itilmişler. Denetimden uzak, sözde yurtta yangın merdiveninin önünde can verdiler.

Aladağ davası Türkiye davasıdır. Taşımalı eğitimle ailesinden kopartılan cemaat yurtlarına teslim edilen 2 milyonu aşkın çocuğun; Karaman'da tecavüze uğrayan, Taşkent'te tüp patlamasında, Kulp'ta yangında katledilen çocukların sesine ses olmanın davasıdır. Biz burada Adalet istiyoruz. Adalet sağlanmadan yüreklerdeki bu yangın asla sönmeyecektir” dedi.

Ne olmuştu?

29 Kasım 2016 tarihinde elektrik sisteminin kısa devre yapması sonucu çıkan yangında eğitmen Fatma Canatan, yurt müdürü Cumali Genç'in kızı Sare Betül Genç, 8'inci sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu, Zeliha Avcı, Sevim Köylü, 7'nci sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim, İlknur Maden, 6'ncı sınıf öğrencisi Nurgül Pertlek, 5'inci sınıf öğrencileri Bahtınur Baş, Tuğba Aydoğdu ile Cennet Karataş hayatını kaybetti.

Aladağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yurt yangınıyla ilgili olarak, kızı da ölen yurt müdürü Cumali Genç, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail Uğur ile dernek yöneticileri Ramazan Keleş, Ramazan Dede, Mustafa Öztaş, Mahir Kılınç ve yurt çalışanı Mahmut Deniz tutuklandı.

Sanıkların bazıları ara kararla tahliye edilip, itiraz üzerine tekrar tutuklandı. Ara duruşmada sanık Ramazan Dede sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi. 12 kişinin yaşamını yitirdiği yurt da yıkıldı.

 


 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23