Bursa Barosu Başkanı Av.Gürkan Altun, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 9 yaşındaki kızların evlenebileceğine ilişkin fetvasına çok sert tepki gösterdi. (05.01.2018)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle





BURSA BAROSU BAŞKANI AV. GÜRKAN ALTUN:

-“696 SAYILI KHK HÜKMÜ İLE İSTİNAF MAHKEMELERİ, İLK DERECE MAHKEMESİNE DÖNÜŞÜR.”

-“BİRİLERİNİN 9 YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUKLARINI EŞ YAPABİLMESİNE SES ÇIKARMAMAK İNSANLIK ONURUNA YAKIŞMAZ.”

Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 9 yaşındaki kızların evlenebileceğine ilişkin fetvasına çok sert tepki gösterdi. Yeni avukatların ruhsat töreninde konuklara hitap eden Altun “Hangimiz 9 yaşındaki kız çocuğumuza kıyarız da oyuncaklarından alıp bir adama eş yaparız? Ama birileri yapabilsin diye sesimizi çıkarmamak bize yakışmaz, insanlık onuruna uygun düşmez” dedi.

“KHK, bölge mahkemelerini ilk derece mahkemesine dönüştürür”

Bursa Barosu’nun BAOB Yerleşkesi’nde bulunan Av. Özgür Aksoy Konferans Salonu’nda düzenlenen törende 10 yeni avukata daha ruhsatları verildi. Genç avukatlara cübbeleri giydirildi, ruhsatları ve ardından da Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun tarafından hediyeleri verildi. Altun, meslektaşları ve ailelerine hitaben yaptığı konuşmada, hukuksuzlukların tavan yaptığı, hukuka çok ihtiyaç duyulan bir dönem yaşandığını söyledi. Yeniden hukukun üstün, adaletin hakim olduğu bir dönemi yaşamayı umduklarını ifade eden Altun “İçinde bulunduğumuz günler bize bu umudu maalesef vermiyor” dedi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı’nın “İstinaf mahkemeleri çökebilir” şeklindeki yakınmasının kaynağının 696 sayılı KHK olduğunu belirten Altun şöyle konuştu:

“696 sayılı KHK, gerekçesiz kararların ve yine savunmanın kısıtlandığı kararların sırf bu nedenlerle istinaf mahkemeleri tarafından geri çevrilemeyeceğini düzenleyerek adeta ilk derece mahkemelerine gerekçesiz hüküm kurabilme, savunmayı kısıtlayabilme yetkisi veriyor. Önceden mahkeme, bir davayı hiçbir gerekçe açıklamaksızın kabul veya reddettiğinde taraflardan birinin istinafa başvurması halinde ilk derece mahkemesi kararı sırf gerekçesiz diye bozularak geri gönderilirdi. 696 sayılı KHK, bu düzenlemesi ile ilk derece hakimini gerekçe açıklamaya zorunlu kılan hükmü ortadan kaldırdı. Artık bir hakim davanın reddine ya da kabulüne deyip, gerekçesini hiç açıklamazsa o hüküm bozulamayacak. Yine savunma hakkınız kısıtlanıp tanık ve diğer delilleriniz toplanmaz, yaptığınız savunma hakim müdahalesi ile kesintiye uğratılır ise ilk derece mahkemesi kararı bozulamayacak. Bu durumda ilk derece mahkemelerine ve dolayısı ile adalete olan güven daha da azalacak. Bizim açımızdan bir zorluğu da müvekkillerimize böyle bir durumu nasıl anlatacak, böyle bir yargılama biçimini nasıl savunacağız? Davanın neden ret veya kabul edildiğini, sanığın neden ceza alıp almadığını kararın gerekçesinde görmeden nasıl anlatacağız? Temyiz veya istinafa giderken neye nasıl itiraz edeceğiz? Kararın hangi nedenle kaldırılarak yeni hüküm kurulmasını isteyeceksiniz? Bu KHK adeta bize hükmün gerekçesinin ne olduğu konusunda niyet okumamızı önermektedir!”

Altun, bu durumda bölge adliye mahkemelerinin de ilk derece mahkemesi gibi baştan sona yeni bir yargılama yapmaktan başka çaresi kalmayacağını, bunun da iş yükünü fazlası ile artıracağını ve yargılama süresini uzatacağını söyledi.

“Kutsal kitaplarda yazılanlardan işine geldiğini tebliğ Diyanet’in görevi değil”

Diyanet İşleri’nin 9 yaşındaki kızların evlenebileceğine ilişkin fetvasının da gündem değiştirme amaçlı olduğunu savunan Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun’un bu konuda tepkisi de sert oldu:

“Diyanet, tepkiler üzerine bir açıklama yapıp ‘bu bizim görüşümüz değil, Diyanete gelen yazılı soru üzerine kutsal kitaptaki durumu ortaya koyduk’ dedi. Kutsal kitap çerçeveyi çizer, nelerin yapılmaması, nelerin günah, nelerin sevap olduğu, inananların ödevlerinin neler olduğu anlatılır. Buluğ-ergenlik bir biyolojik gelişimdir ve bu gelişimi göstermediği düşünülenlerin evlenemeyeceği düzenlenmiştir. Kuran’ı yorumlayan müfessirler de buluğ ve ergenliğe girme yaşının kızlarda 9, erkeklerde 12 olduğu düşüncesi ile bu yaşların altındakilerin evlenemeyeceğine dair yorumlar yapmışlardır. Oysa reşit olma yaşı ve evlenmeye dair kurallar devletin kendi yönetim biçimi çerçevesinde uluslararası düzenlemelere, yüzyıllar süren pratik ve mücadeleden gelen bireysel haklara, çağın gereksinimlerine, yaşam biçimine, örf ve adete bakarak hukuk sistemi içerisinde çıkarılan yasalarla düzenlenir. Türkiye Cumhuriyeti devletinde de diğer medeni devletlerdeki gibi reşit olma ve buna bağlı evlenme yaşı 18 olarak tanımlanmıştır. Bazı ülkeler 21’e kadar çıkarmış sınırı. Diyanet İşleri Başkanlığı TC Devleti’nin bir kurumu olduğu gerçeğini idrak edecek ve öncelikle bu devletin yasal düzenlemelerine, kurallarına bağlı olacak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasa’da laik, sosyal, hukuk devleti olarak tanımlanıyorsa teşkilatınızı ona göre kuracak, uygulamalarınızı ona göre yapacaksınız. Kuran’da, İncil’de, Tevrat’ta veya başka bir kutsal kitapta yazılanları cımbızla seçip, kendinize göre yorumlayarak tebliğ etmek, fetva vermek sizin göreviniz değil. O zaman çıkıp, Yahudilerden dost edinmeyin diyeceksiniz. O zaman Katolik inancına göre boşanmak günahtır, yasaktır diyeceksiniz. Diyanet İşleri Başkanlığı bu ülkede bütün dinlere, bütün mezheplere eşit mesafede olan, bunların dinsel kadrolarını istihdam ederek disipline eden, ibadetlerin yapılmasını kolaylaştırması, tüm bunların devlet ciddiyeti ile yapılması için kurulmuş bir birim. Yoksa kapatırsınız Diyanet’i herkes kendi inandığı cemaatler, tarikatlar, tekkeler eliyle yönetilir.

Türkiye Cumhuriyeti devletine böyle bir kötülüğü yapmaya kimsenin hakkı yok. Kaldı ki 9-12 yaş biyolojik tanımlamadır. Bir çocuğun buluğa ermesi onun evlenebileceği anlamına gelmez. Bir de ruhsal, fiziksel ve psikolojik gelişim diye kavramlar da var. Hangimiz 9 yaşındaki kız çocuğumuza kıyarız da henüz oyuncaklarıyla oynarken, onu oyun ortamından koparıp bir adama eş yaparız? Burada bulunan hiçbirimiz bunu yapmayız değil mi? Ama birileri istiyorsa yapabilsin diye sesimizi çıkarmamak, görmezden gelmek bize yakışmaz, insanlık onuruna uygun düşmez.”



 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 11 94
Adli Yardım Servisi - Telefon: (0 224) 223 28 23 Cep Hattı:(0 533) 439 15 79