BASIN AÇIKLAMASI - 1 ŞUBAT 2018 (01.02.2018)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle




BASINA VE KAMUOYUNA
01.02.2017

30 Ocak 2018 günü Türk Tabipler Birliğine (TTB) yönelik olarak gerçekleştirilen kolluk operasyonu ile TTB Merkez Konseyi’nin 11 üyesi gözaltına alınmış, evlerinde, işyerlerinde ve Türk Tabipler Birliği Genel Merkezi’nde arama yapılmıştır. TTB’nin Başkanı ile diğer konsey üyeleri bugün itibariyle halen gözaltındadırlar.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarımızdan olan Türk Tabipler Birliği’ne yönelik bu gözaltıların nedeni ise bilindiği üzere Birliğin 24 Ocak 2018 tarihinde yaptığı “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlıklı basın açıklamasıdır.

Türk Tabipler Birliği’nin bu açıklamasının ardından sosyal medyada başlatılan eleştiri sınırlarını aşan, tehdit içerikli haber ve yayınlarla TTB adeta hedef haline getirilmiş ve hemen ardından da soruşturma başlatılmıştır.

Öncelikle belirtmek isteriz ki Türk Tabipler Birliği yöneticilerinin barış içerikli basın bildirisi nedeni ile haklarında soruşturma yürütülerek öncelikle hedef gösterilmeleri, sonrasında ise hukuka aykırı olarak gözaltına alınmaları kabul edilemez. Olayın gelişimi, soruşturmanın yürütülmesi ve gözaltı süreci ülkemizin, demokratik hukuk devleti ve ifade özgürlüğü açısından geldiği noktayı göstermektedir.

Daha önce kamuoyu ile defalarca paylaştığımız üzere özellikle olağanüstü hal süreci ile yargı bağımsızlığı ve demokratik hukuk devletinin diğer ilkeleri ile birlikte temel hak ve özgürlükler de hukuka aykırı şekilde kısıtlamalara tabi tutulmuş, hatta farklı görüş ve seslerin dillendirilmesi imkansız hale getirilmiştir. Anayasa ve başta ülkemizin de tarafı olduğu Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi uyarınca, ifade özgürlüğü bugün anlaşıldığı üzere yalnızca toplumun geneli tarafından benimsenen görüşlerin açıklanması değildir. Aksine ifade özgürlüğü şiddete çağrı yapılmadıkça toplumun geneli tarafından benimsenmeyen ve hatta rahatsız edici görüşlerin de açıklanmasıdır.

Türk Tabipler Birliği’nin açıklamasında şiddete çağrı değil, aksine bazı kaygılar ve barış talebi dile getirilmektedir. Afrin’e yönelik müdahale ve operasyonun yaratacağı sonuçlar ile ilgili kişi ve kurumlarca duyulan kaygıların ya da görüşlerin, şiddet ve şiddet çağrısı içermeyecek şekilde ifade edilmesinin soruşturmalara ve gözaltı işlemine konu edilmesi kabul edilemez.

Yine soruşturma kapsamında verilen gözaltı kararı ile TTB yöneticilerinin ev ve işyerleri ile Birliğin merkezinde yapılan arama işlemlerinin hukuka aykırı olduğu açıktır. Ülkemizde son yıllarda soruşturma makamı tarafından davet edilip ifadesi alınabilecek kişilerin yasal dayanak ve zorunluluk olmamasına rağmen sabaha karşı yapılan operasyonlarla gözaltına alınarak adeta kişilerin ve kurumların itibarsızlaştırılmaya çalışılması ne yazık ki olağan bir hal almıştır. Türk Tabipler Birliği yöneticilerine yönelik soruşturma kapsamında da aynı şekilde yapılan gözaltı ve diğer işlemler de hukuka aykırı olduğu gibi, itibarsızlaştırmaya yöneliktir. Kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türk Tabipler Birliği Konsey üyelerine bir basın açıklaması nedeniyle gerçekleştirilen bu soruşturma ve gözaltı işlemleri ülkede yaratılan korku ikliminin bir parçasıdır.

Hukuka, demokrasiye, temel insan hak ve özgürlüklerine sahip çıkmak; Avukatların ve Baroların görevidir. Bu nedenle Türk Tabipler Birliği Konseyi üyelerine yönelik başlatılan soruşturma ve gözaltı işlemlerinin demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemez bulduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyor, tüm kamuoyunu duyarlılığı arttırmaya çağırıyoruz. 01.02.2018

 

Av. Gürkan ALTUN
Bursa Barosu Başkanı

 

 


 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23