BASIN AÇIKLAMASI - 01.03.2018 - ADALET NÖBETİNİN 48.HAFTASI (01.03.2018)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle





ADALET NÖBETİNİN 48. HAFTASINDA BARO BAŞKANIMIZ GÜRKAN ALTUN KAMUOYUNA ADALET ÇAĞRISINDA BULUNDU

DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ, DEĞERLİ MESLEKTAŞLAR ;


Bugün Adalet Nöbetinin 48. haftasında ve 3. defa yeniden birlikteyiz.

Adalet talebimizi yeniden seslendirmek, sesimizi yükseltmek için Çağlayan adliyesindeyiz.

Cumhuriyet Gazetesi Yazarları , Gazeteciler ve Cumhuriyet Gazetesi Avukatı Akın Atalay halen tutukludurlar.

Yine bugün; Bir çok meslektaşımız mesleki faaliyetleri nedeniyle hukuksuz bir şekilde uzun süredir tutuklu olarak yargılanmaktadır.

15 Temmuz darbe girişimi, ardından Olağanüstü Hal ilan edilmesi ve çıkarılan KHK ler ile yapılan uygulamalarla Ülkemizde Hukuk Güvenliği ortadan kalktığı, OHAL süresince yayınlanan ve yine bu süreçle sınırlı olarak uygulanması gereken KHK lerin kalıcı hale geldiği, meclisin devre dışı bırakıldığı, demokratik, laik, hukuk devletinin temel ilkelerinin yok edilemeye çalışıldığı, İfade özgürlüğünün ortadan kalktığı, Demokrasi ve Hukuk tarihinin belki de en karanlık günlerinden geçmekteyiz.

Yargı bağımsızlığı ve demokratik hukuk devletinin diğer ilkeleri ile birlikte temel hak ve özgürlüklerin de hukuka aykırı şekilde kısıtlamalara tabi tutulduğu, farklı görüş ve seslerin dillendirilmesinin imkansız hale getirildiği, Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet, taciz ve istismarın hiç olmadığı kadar arttığı, emekçilerin grev hakkının, en temel haklarından olan toplantı ve gösteri yürüyüş taleplerinin dahi KHK gerekçesi ile engellendiği, Kamu kaynaklarının, Halk yararına zorluklarla var edilen kurum ve kuruluşların özelleştirildiği, çevre ve doğa talanına hız kesmeden devam edildiği bir süreçteyiz.

Bu süreçte hukuka aykırı bir çok düzenleme mahkemelerce verilen ‘adil’ olmaktan uzak kararlar, temellendirmemiş iddialar ile açılan davalar, kamuda gerekçe gösterilmeksizin gerçekleştirilen ihraçlar, Gazetecilere, Akademisyenlere, avukatlara, hakim ve savcılara yönelik baskı, hukuka aykırı gözaltı ve tutuklama gibi bir çok uygulama ile bugünki mevcut Yargı pratiği; Mahkemelerin ve Yargı sisteminin, Siyasal etki ve baskı altında, DGM’lerin, Özel Yetkili Mahkemelerin devamı niteliğinde olduğunu göstermektedir.

Bu nedenledir ki bugüm yüzlerce avukat ve gazetecinin mesleki faaliyetleri engellenmektedir. Görevi halkın haber almasını temin etme olan gazeteciler mesleki faaliyetleri nedeniyle koşulları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı bir şekilde tutuklu olarak yargılanmaktadırlar. Bir çok meslektaşımız hakkında mesleki faaliyetleri nedeniyle, hukuka aykırı bir şekilde soruşturma açılmakta, tutuklu yargılanmakta, bir çok meslektaşımız hakkında da ‘’kısıtlama’’ kararı verilerek savunma görevini ifa etmeleri engellenmektedir.

Bugün Anayasa Mahkemesi’nin dahi kararları tanınmamakta ve uygulanmamaktadır.

Yargının kurucu unsuru olan Bağımsız savunma ve onların örgütlü gücü olan Barolar da bugün hedeftedir.

Bilindiği üzere TTB ‘nin ‘ Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur’ konulu açıklamasından sonra , Siyasi İktidar tarafından Türkiye Barolar Birliği ve Türk Tabipler Birliği isimlerinden “Türkiye” ve “Türk” kelimesinin çıkarılacağına, bu kelimenin sadece layık olan kuruluşlar tarafından kullanılmasına izin verileceğine, ayrıca avukatlık ve tabiplik mesleklerinin icrası için Barolara ve Odalara üye olma zorunluluğunun da kaldırılacağına, isteyen avukatların ve doktorların bir araya gelerek dernek gibi istediği sayıda Baro ve Oda adıyla örgütlenmeler yapabileceğine yönelik açıklamalar yapılmış ve bu doğrultuda çalışmalar başlatılmıştır.

Her şeyden önce Türkiye Barolar Birliği, Türk Tabipler Birliği-TTB, Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği-TMMOB sivil toplum kuruluşları değildir. Türkiye Barolar Birliği ve Barolar dernek ya da sivil toplum örgütü değil, Yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı korumakla görevli olan ve Anayasa’nın 135.maddesi uyarınca kurulmuş kamu kurumu niteliğinde meslek örgütüdür.

Baroların bölünüp parçalanması, yetkilerinin alınması, siyasi görüşlere göre kurulacak derneklere dönüştürülmesi yönünde yapılacak düzenlemeler, avukatlık mesleğinin bağımsızlığının esasen de savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ortadan kaldırılmasına, Meslek örgütümüzün güçsüzleştirilerek etkisizleştirilmesine yol açacaktır.

Her zaman seslendirdiğimiz gibi Avukatlara, avukatların meslek örgütü Barolara yönelik her türlü saldırı, esasen bağımsız savunmaya, halkın savunma ve adil yargılanma hakkına yöneliktir.

Biz avukatlar; bağımsız savunmayı temsil eden Avukatların bölünüp parçalanmasına , Yürütmeye bağlanarak bağımsızlığını kaybetmesine, mesleki dayanışmamızın ortadan kaldırılmasına halkın hak arama özgürlüğü ve savunma hakkının gasbedilmesine karşı mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.

24 Şubat 2018 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye Barolar Birliği’nin Olağanüstü Genel Kurulu’na Türkiye’nin dört bir yanından katılan binlerce Avukat da birliğimizin, kararlılığımızın ve mücadele azmimizin göstergesi olmuştur.

Barolar Birliği’nin genel kurulunda bazı meslektaşlarımızın söz alamaması ve kimi meslektaşlarımıza da müdahalede bulunulması bizleri üzse de binlerce avukatın Savunmayı savunmak için bir arada olduğunu göstermesi, inancımızı arttırmıştır.

Yurttaşların hak ve özgürlüklerinin güvencesi, koruyucusu ve kollayıcısı olan avukatlar olarak adalet talebimizi yükseltiyoruz. Hukuksuzluğa karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz. 01.03.2018

Av.Gürkan ALTUN
Bursa Barosu Başkanı





















 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23