Bursa Barosu ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği 'Yaşananlar Boşuna Değil-Perşembe Söyleşileri'nin yeni konuğu Gazeteci-Yazar, Program Yapımcısı Banu Avar oldu. (26.03.2018)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle


 

3. Paylaşım Savaşı’nın oyununa gelmeyin, birleşin!

Yaşananlar Boşuna Değil - Perşembe Söyleşileri’nin konuğu Gazeteci Banu Avar, Avrupa ve Amerika’nın Türkiye’ye 100 yıldır uygulamaya çalıştığı “böl ve yönet” projesinin şu anda farklı etnik gruplar üzerinden hortlatıldığını belirterek, “3. Paylaşım Savaşı’nın oyununa gelmeyin, birleşin” dedi.

Bursa Barosu ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği “Yaşananlar Boşuna Değil - Perşembe Söyleşileri”nin yeni konuğu Gazeteci-Yazar, Program Yapımcısı Banu Avar oldu. Nilüfer Belediyesi’nin desteğiyle Konak Kültürevi’nde düzenlenen söyleşiye ilgi yoğun oldu. Moderatörlüğünü ÇGD Bursa Şubesi geçmiş dönem başkanlarından Gazeteci-Yazar Tayfun Çavuşoğlu’nun yaptığı söyleşiye Bursa Barosu Başkanı Avukat Gürkan Altun, ÇGD Bursa Şube Başkanı Aykut Güngör, sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin temsilcileri, gazeteciler, avukatlar ve vatandaşlar katıldı.

Türkiye ve dünyadaki güncel gelişmeler hakkında yorumlarda bulunan Banu Avar, konuşmasında Avrupa ve Amerika’nın Türkiye’ye 100 yıldır uygulamaya çalıştığı “böl ve yönet” projesini anlattı. Türkiye’nin 100 yıldır süren bir oyunun parçası olduğunu dile getiren Avar, sömürgeci büyük devletlerin, kendi arasındaki paylaşım savaşında Türkiye’yi kullandığını savundu. Avar, Türkiye’yi 3. Paylaşım Savaşı’nın cephe ülkesi olarak tanımlarken, Türkiye’nin Milli İrade Bildirisi’ni uygulaması gerektiğini söyledi.

“ÖNCE GENİŞLET, SONRA BÖL VE YOK ET”

Avar, “Amerika’nın düşünce adamlarından biri olan Brzezinski’nin ‘Büyük Satranç Tahtası’ adlı kitabında Avrasya Balkanları’na benzetiyor bulunduğumuz coğrafyayı. Çok önemli bir yer olduğunu, petrol yataklarının varlığını, çok fazla altın olduğunu söylüyor. Orta Asya ülkelerinden, Kafkasya’dan, Afganistan ve potansiyel ilaveler var diyor ve bu listeye Türkiye ve İran’ı da ekliyor. Türkiye ve İran’dan Avrasya Balkanları içinde bölgesel etkiye sahip çok önemli iki ülke olarak bahsediyor. Ama aynı zamanda her ikisini de, iç etnik çatışmalara karşı savunmasız, en ufak iç etnik çatışmalarda dağılabilecek ve yönetilemez hale gelebilecek iki ülke olarak tanımlıyor. Bunu 1990’larda yazmıştı. 2011 yılı, Suriye’ye daha girilmemiş. Taarruz başlamamış ve Pentagon’un Danışmanı George Friedman Amerika’nın Sesi radyosuna bir röportaj veriyor. ‘Türkiye elini kirletmeli’ diyor. İran ve Suriye durdurulmalı, Türkiye’nin bunlara karşı harekete geçmesinin zamanı geldi diyor. Daha Suriye’ye girilmemiş. Sünni karşıtların el altından desteklenmesi organize edilmeli diyor. Adamlar gayet açık ve net olarak 100 yıldır aynı şeyleri tekrarlıyorlar. 100 yıl boyunca sürekli olarak bölünme, parçalanma, mezhepsel olarak, etnik olarak bölünmeden bahsettiler ve bu mezhepsel etnik parçalanmayı yönettiler. Suriye’de muhalefet birleştirilmeli, muhalefete destek sağlayacak cepler oluşturulmalı ve Türkiye Suriye’ye müdahaleye ikna edilmeli dediler. Fransızların, İngilizlerin konuştukları Osmanlı döneminde de buydu. Osmanlı döneminde aklınıza gelen bütün etnik gruplar ayaklanıyordu. Sonuç olarak küçük parçalara bölünmüş bir dünya istiyorlardı. Bu bölünme planının bir yol haritası da önce genişletmektir. Daha önce Turgut Özal’a Musul ve Kerkük’ü al senin olacak orası dediler. Ve birden bire biz şunu duymaya başladık. Halep bizim zaten! Bir planın yemi mi oluyoruz acaba diye düşünmemiz lazım. Önce bir heveslendiriyorlar. Ondan sonra bölelim diyorlar. Amerika’nın hayali düşüncesi şu anda bu” ifadelerini kullandı.

AFRİN HAREKATINA DEĞERLENDİRME

Avar’ın gündeminde Afrin Harekatı da vardı. Avar, “Öncelikle Suriye’nin toprak bütünlüğünü bir ezelim, yanlarına benim eğittiğim, donattığım ÖSO’yu verelim dediler. Kim bu ÖSO? Bunlar CIA’nin eğitip donattığı adamlardır. Bunlar YPG ve IŞİD’le birlikte hareket edenlerdir. Bu paralı askerleri istediğiniz yerlere koyabiliyorsunuz. Silahları da istediğiniz adamlara gönderebiliyorsunuz. Suriye ordusuna ihanet edenler Türkiye ordusuna ihanet etmeyecek mi? Afrin’de kılavuz olarak önümüze koyulan adamlar bunlar. Bu adamlar parayla çalışan adamlar ve esas olarak Amerika’ya bağlılar. Kuzey Suriye’de bir PTT kuruldu, şimdi Türkiye’den alıyorlar maaşlarını. Yarın nereye çalışırlar kimse bilmiyor. Mehmetçiğin önünden giden adamlar bunlar. Türkiye ufak ufak sınırları temizlemek için orduyu oralara sokuyor. Bu kanın durdurulmasının net çözümü var, Suriye ile bir araya gelmek. Yoksa durumumuz vahim” dedi.

“BU OYUNA GELMEYİN, BİRLEŞİN”

Banu Avar, Türkiye’de farklı etnik kimliklerle ayrıştırma politikasının sürdüğünü de belirterek,

“Şubat ayında bütün dünyanın Pontus dernekleri birleşti. Basında tek bir satır çıkmadı. Dediler ki Türkiye Pontus soykırımı yapmıştır ve biz bunu mayıs ayında tüm dünyaya bildireceğiz. Şimdi iş başka bir noktaya geliyor. Libya paramparça edildi, bombalandı. 79 insan hakları derneğinin şikayetinden sonra oldu bu. Aynı anda 15-16 Mart’ta Rus İnsan Hakları Mahkemesi toplandı ve Türkiye’yi suçlu ilan ediyoruz dediler. Üç tane PKK’lıyı Paris’te öldürttü dediler. Başka bir yere doğru gidiyoruz. Böyle giden bir ülkede, başında deli gömleği giymiş bir yönetim varken ne yapacağız? Böyle bir tuzaklar zinciri içinde giden dünyanın en önemli ülkelerinden biri. Dünyanın kalpgâhıyız. Her şey şu anda bizim etrafımızda dönüyor. Bu nedenle küçük küçük parçalamaya çalışıyorlar. Önce etrafını sonra içini… Başarıya ulaşabilirler mi? Hiç sanmıyorum. Ellerinden geleni yapacaklar, bizi bölmeye çalışacaklar. Hepsi ayaklanma hazırlığında. ‘Çerkezler olarak toprak istiyoruz, ana dilde eğitim istiyoruz’ diyorlar. Milletin kafa gitmiş durumda. Bu 3. Paylaşım Savaşı. Herkes bir şey istiyor. Hepimizin kafası karışıyor. O yüzden sağlam durmak çok önemli. 2012’den beri söylediğim Milli İrade Bildirisi önemli. Bir araya gelin” dedi.

Yoğun ilgiden merdivenleri de dolduran dinleyicilerin sorularını da yanıtlayan Banu Avar’a, konuşmasının sonunda Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun ve ÇGD Bursa Şubesi Başkanı Aykut Güngör plaket ve hediye verdiler.












 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23