BASIN AÇIKLAMASI - 04.10.2018 - Medeni Kanun’un TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe girmesinin 92. yıldönümünü (04.10.2018)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle






 
BASIN AÇIKLAMASI
04.10.2018


Basına ve kamuoyuna;

Bugün, hukuk devriminin ve laik hukukun simgesi olan Medeni Kanun’un TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe girmesinin 92. yıldönümünü kutluyoruz!

Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1925 günü TBMM’nin İkinci Dönem Üçüncü Yasama Yılı’nı açarken genel hayatımızı yeni baştan düzenleyecek yasaların müjdeli haberini veriyordu. Hükümetin “Adli Reformlar” konusunda hazırladığı ve 24 Aralık 1925’te TBMM’ye sunulan tasarı 17 Şubat 1926 tarihinde “Türk Medeni Kanunu” adıyla TBMM’de kabul edildi ve 4 Ekim 1926’da da yasalaşarak yürürlüğe girdi.

İlan edildiği ilk günden bugüne neredeyse bir asırdır Cumhuriyet'le hesaplaşma kaygısı içerisinde olan bazı meczuplar Cumhuriyet’in, Medeni Kanunu İsviçre’den aldığını, milli olmadığını, Türk aile ve toplum yaşamına uygun olmadığını söyleyerek küçümsemeye ve adeta dalga geçmeye çalışagelmiştir. Genç Cumhuriyet’in kurulduğu 29 Ekim 1923’den sadece 2 yıl 3 ay 19 gün sonra çıkardığı yasa, TBMM’nin 1 Ocak 2002 tarihinde yaptığı değişikliğe kadar 76 yıl boyunca değişmeksizin güncelliğini korumuştur. 2002 yılında da tamamen değiştirilmekten çok, ruhu ve özü aynı kalmakla birlikte çağın gerekleri gözetilerek, yenilenmekle yetinilmiştir.

Görüldüğü üzere Türk Medeni Kanunu yurttaşlarımızca o kadar benimsenmiştir ki 92 yıl dimdik ayakta kalmış ve ilelebet kalmaya da devam edecektir.

Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmayı hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin temel devrimlerinden biri olan Türk Medeni Kanunu'nun kabulü ile birlikte;

Evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirildi. Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı. Tek eşle evlilik esası getirildi. Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı. Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek arasındaki ayrım kaldırılarak eşit hale getirildi. Patrikhane’nin din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı.

Yine Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün doğal sonucu olarak kadınlara; 1930’da belediye seçimlerine katılma, 1933’te muhtarlık seçimlerine katılma, 1934’te milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması gibi siyasal alanda da haklar tanınmıştır.

Cumhuriyet, Medeni Kanun ile kadın ve erkek arasında ekonomik ve sosyal eşitliği sağlamak, ailenin kuruluş ve işleyişini çağdaş kurallara bağlamayı hedeflemiştir. Ülkemiz açısından en büyük hukuk devrimi olan Medeni Kanun ve beraberinde getirdiği hukuk sistemi ve bu sistemin çerçevesini çizdiği toplumsal düzen bazı çevrelerce maalesef ilk günden bugüne değin özümsenemediği gibi, itibarsızlaştırmaya çalışılmıştır.

Günümüzde de çok hukukluluk provaları yapılmakta, bu kapsamda müftülere resmi nikah yetkisi verilerek adeta imam nikahı teşvik edilmektedir. Gelenek ve görenek kisvesi altında çocuk yaşta evliliklerin teşvik edilmeye ve bu şekilde gerçekleşen cinsel istismar vakıaları da olağan gösterilmeye çalışılmaktadır. Kadın ve kız çocuklarının birey olarak görülmediği, kadına ve çocuğa yönelik her türlü şiddetin görmezden gelinerek onaylandığı bu sömürü sistemi karşısında haklarımızı yok saymak isteyen tüm sistemlere karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bursa Barosu olarak hak ve yaşamlarımızı borçlu olduğumuz Cumhuriyet’e ve devrimlerine ilk günkü gibi sahip çıkmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.

Saygılarımızla. 04.10.2018

Bursa Barosu Başkanlığı


 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23