BASIN AÇIKLAMASI - 15.11.2018 - ADALET NÖBETİ (16.11.2018)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle




BASIN AÇIKLAMASI
15.11.2018



Ülkemiz, demokratik laik hukuk devletinin temel ilkelerinin gün be gün yok edilmeye çalışıldığı, savunma hakkı, yargı bağımsızlığı , adil yargılanma hakkı, basın özgürlüğü ile halkın haber ve bilgi alma hakkı ile temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlamalara tabi tutulduğu, yurttaşların hak arama özgürlüğünün temsilcisi olan avukatlara yönelik engellemelerin, fiili saldırıların hiç olmadığı kadar attığı bir süreçten geçmektedir. Hukuk ve demokrasi tarihinin belki de en karanlık günlerini yaşamaktayız.

Yargının vazgeçilmez üç unsurundan biri olan savunma makamını temsil eden avukatlara, savunma mesleğine yapılan saldırılar esasen halkın hak arama özgürlüğüne, adil yargılanma hakkına ve yargıya yapılmış demektir.

Bugün birçok meslektaşımız mesleğin icrası nedeniyle, baskı, tehdit ve şiddete uğramaktadır. Savunma görevini yerine getiren avukatların duruşma salonlarından atılması, gözaltına alınması hatta tutuklanması adeta olağan bir hal aldı.

2 yıl önce Bursa’da meslektaşımız Özgür Aksoy, Kocaeli’de Mehmet Samim Geredeli katledildi, yine Bursa’da geçen yıl Avukat Ahmet Cem Fırat bürosunun girişinde bıçaklandı. Av. Seyfi Budak bürosunun önünde kurşunlandı. Üçbuçuk ay önce Av. Cüneyt Bülent Şeker, haciz mahallinde borçlunun yakını tarafından yüzünden ısırılarak yaraladı. 25 Eylül’de Eskişehir Odunpazarı’nda meslektaşımız Heval Yıldız Karasu’nun bürosu kurşunlandı. Türkiye’nin her yerinden avukatlarla orada meslektaşımızın yanında olduk. 8 Ekimde Kocaeli’de meslektaşımız Hüseyin Fener bürosunda önce darp edildi sonra bıçaklandı. İstanbul’da Bayrampaşa Emniyeti’nde, Beşiktaş ve Etiler’de, Ankara Adliyesi’nde, Trabzon’da, Bitlis’te, Adana’da, Antalya’da, Aydın’da pek çok meslektaşımız işkenceye uğradı, silahlı ve kaba tehditle karşılaştı. Yine 6 Ekim’de İstanbul’da meslektaşımız Av. Ömer Kavili’nin tutuklanması da, avukatlık mesleğine içerden yapılan saldırıların en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Biz Bursa Barosu olarak 3 kasım 2017’de yaptığımız iş bırakma ve büyük yürüyüşün ardından 9 Ekim 2018’de de adliye önünde yaptığımız basın açıklamasının ardından büyük bir yürüyüş daha gerçekleştirerek meslektaşlarımızla dayanıştık ve yalnız olmadıklarını haykırdık.

Avukatı, yargı mekanizmasının üç ayağından biri olarak görmeyen, dahası görmek istemeyen bir hakim, usul tartışmaları üzerine Av. Kavili’yi zorla duruşma salonu dışına çıkartmış, Kavili ertesi gün duruşmaya giderken gözaltına alınmış, Avukatlık Kanunu ve usul hükümleri yok sayılarak “ters psikoloji ile müvekkilini ve kendisini mağdur göstererek haklı çıkmaya, davayı sulandırmaya çalıştığı” gibi hukuku katleden, uyduruk gerekçelerle tutuklanmış, yurt çapında barolarımız ve meslektaşlarımızın tepki ve çabası neticesinde sabaha karşı Kavili adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yine müvekkille özdeşleştirme yasağına aykırı olarak müvekkillerine isnat edilen suçların birebir aynılarından dolayı, salt sanıkların avukatlıklarını üstlendikleri için hukuka aykırı usullerle İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu olarak yargılanan 17 avukat, 14 Eylül tarihli duruşmada serbest bırakılmış, ne yazık ki, “AİHM kararlarında da tutukluluğun bir tedbir olması” ve özellikle “sanıkların avukat olması” gerekçeleri ile serbest bırakılan meslektaşlarımızın tahliye kararına savcı tarafından yapılan itirazı “cumartesi günü” kabul eden aynı mahkeme, henüz bir gün önce verdiği ve gerekçelerinde hiçbir değişiklik olmayan kendi kararını kaldırmış ve tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartarak aralarında Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu 12 avukat hakkında aynı günün sabahında “yukarıdan” gelen bir talimatla verildiği izlenimi doğan tutuklama kararını öğrenip kendiliğinden mahkemeye giden meslektaşlarımız da dahil olmak üzere yaka paça tekrar yakalama işlemi yapılarak cezaevine atılmışlardır. Serbest bırakılma kararını veren hakimler ise “ani” kararlar ile başka mahkemelere gönderilerek kararı veren heyet dağıtılmıştır. Başından sonuna hukuk faciaları ile dolu olan bu avukat yargılamasında yalnızca mesleğimiz değil, insan hakları adına da böyle olumlu bir gelişme olmasının sevinci yine kursağımızda kalmıştır.

Son olarak Gaziantep Barosu üyesi meslektaşımız Hüseyin Çelebioğlu’nun Urfa’da haciz sırasında saldırıya uğradığı, Ankara Barosu üyesi meslektaşlarımız Fadime Eymir ve Büşra Pamukçu’nun da vahim bir şekilde kolluk görevlileri ve mübaşir tarafından Ankara Adliyesi’nde darp edildiklerini öğrenmiş bulunmaktayız

Ankara Baromuz tarafından iki meslektaşımızın adliyede darp edilmesi şüphelilerin kimlik bilgilerinin soruşturma dosyası ve Baro ile paylaşılarak etkin idari ve cezai soruşturma yürütüleceği konusunda kamuoyu tatmin edilene kadar ilgili hakimlik ve büro amirliğinden gelen talepler bakımından CMK kapsamında görevlendirmeler durdurulmuştur. Geçmişte Bursa’da Van’da ve Antalya’da da benzer vakalar nedeniyle CMK görevlendirmeleri durdurulmuş ve YK üyeleri hakkında soruşturma ve kovuşturma yollarına başvurulmuş, Türkiye’nin her yerinden avukatlar dayanışma göstermişler ve bütün YK üyesi meslektaşlarımız aklanmışlardı. Bugün de öyle olacak ve hep birlikte Ankara Barosunun değerli başkan ve YK üyelerinin yanında olacak, meslektaşlarımızla dayanışacağız.

Gerek Bursa’da gerekse de diğer illerimizde meslektaşlarımıza yönelik sözlü, fiili, bıçaklı hatta silahlı saldırıda bulunan şahıslar ile meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirmelerini engelleyen, darp eden kamu görevlileri ve diğer şahıslar hakkında adil ve etkin soruşturmalar yürütülmemekte, avukatlara yönelik saldırıların failleri hakkında çoğunlukla tutuklama koşulları oluşmasına rağmen, bu şahıslar tutuksuz yargılanmakta, yargılama neticesinde de kamu hizmetini yerine getiren ve kamu görevlisi olan avukatlara yönelik işlenen suçun failleri hakkında ya hiç ceza verilmemekte ya da caydırıcılıktan uzak hüküm tesis edilmektedir.

Bursa’da geçtiğimiz gün Bir mübaşire kafa atarak saldırıda bulunan şahsın tutuklanması, avukatlara yönelik bıçaklı –silahlı saldırılarda dahi saldırganların çoğunlukla tutuksuz yargılanmaları, çifte standardı gözler önüne sermektedir.

Gelinen noktada avukatlığa yönelmiş sistemli bir saldırını vaki olduğunu görmemek mümkün değildir.

Geçtiğimiz hafta Yargıtay Başkanlığı tarafından yargıda şeffaflığa İlişkin İstanbul Bildirgesi ve Taslak Uygulama Tedbirleri” başlığıyla yayımlanan bir metinde evrensel hukuk İlkelerine ve Avukatlık Kanunu’na açıkça aykırı olan, Meslektaşlarımız ve Baromuz tarafından kabul edilemez bazı ibarelere yer verilmiştir.

Yargının kurucu unsuru olan ve bağımsız savunmayı temsil eden halkın hak arama özgürlüğünün güvencesi olan Avukatlar; Yargıtay’ın internet sitesinde yer alan bu metinde ‘Yargı mensubu olmayan kişiler ‘arasında sayılmış tır. Yine bu bildiride ‘Mahkeme nezdinde avukatlık yetkisi olmayan kişilerin tarafları temsil etmesine izin verilmesi‘ gibi Anayasa’ya ve Avukatlık Kanunu’na açıkça aykırı ifadeler kullanılmıştır.

Avukatların ‘Yargı mensubu olmayan kişiler ‘arasında sayılması, ‘Mahkeme nezdinde yetkisi olmayan kişilerin tarafları temsil etmesine izin verilmesi‘ gibi Anayasa’ya ve Avukatlık Kanunu’na açıkça aykırı ifadeleri asla kabul etmediğimizi beyan ediyoruz.

Avukatlara yönelik sistematik saldırılar, zorunlu arabuluculuk, noterlere devredilen yargısal işler, uzlaştırma gibi uygulamalar ile sınırlandırılan avukatlık mesleğinin faaliyet alanının tamamen daraltılması ve adeta ‘avukatsız yargılama yapılması’ sonucunu doğurabilecek hukuka aykırı yaklaşımlara ve uygulamalara karşı durma kararlılığımızı yineliyoruz.

Avukatsız adalet olmaz.

Biz avukatlar, tarih boyunca baskılara, keyfiliklere, hukuk tanımazlıklara, yasa bilmezliklere karşı direndik, direneceğiz; susmadık, susmayacağız.

Ülkemizde gerçek bir adalet düzeni, gerçek bir hukuk devleti kuruluncaya kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz.



Av. Gürkan ALTUN
Bursa Barosu Başkanı









 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23