BASIN AÇIKLAMASI - 10.12.2018 - DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ (10.12.2018)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle


BASINA VE KAMUOYUNA

DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ

10/12/2018

 

Değerli basın mensupları, sevgili meslektaşlarım;

“Tüm insanlar özgür, değer ve hak bakımından eşit olarak doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. Birbirlerine karşı kardeşlik düşünceleriyle davranmalıdırlar”

“Yaşamak, özgürlük ve kışı güvenliği herkesin hakkıdır.”  “Herkes yasalar karsısında eşittir ve ayrımsız olarak yasaların koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir.

“Herkesin, kendisine anayasa ya da yasalarla tanınan temel haklarının yok edilmesi ya da zedelenmesi girişimine karsı ulusal mahkemelere başvuru hakkı vardır.”

“Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz, alıkonamaz ya da sürülemez.”

“Herkes, haklarının, görevlerinin ya da kendisine cezai sorumluluk yükleyecek herhangi bir suçlamanın belirlenmesinde tam bir eşitlikle, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adilane ve acık olarak görülmesi hakkına sahiptir. “

“Bir suç işlemekten sanık herkes, savunması için kendisine gerekli tüm koşulların sağlandığı açık bir yargılanma sonucunda yasalarca suçlu olduğu saptanmadıkça suçsuz sayılır.

“Hiç kimse, işlendikleri sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan eylemlerden ya da ihmallerden dolayı mahkum edilemez. Bunun için, suçun işlendiği sırada uygulanan cezadan daha şiddetli bir ceza verilemez.”

“Hiç kimsenin özel yaşamına, ailesine konut dokunulmazlığına ya da yazışma özgürlüğüne keyfi olarak karışılamaz; kimsenin onur ve ününe karşı kötü davranışlarda bulunulamaz. Herkesin bu karışma ve kötü davranışlara karşı yasalarla korunma hakkı vardır.”

“Hiçimse keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamaz. “

“Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir. Buna göre, herkes din ya da inanç değiştirmekte özgürdür. Ayrıca dinini ya da inancını tek başına ya da toplulukla birlikte açık olarak ya da özel olarak öğretim, uygulama, ibadet ve ayinlerle açıklama özgürlüğüne sahiptir. “

“Herkesin düşünme ve anlatma özgürlüğü vardır. Buna göre, hiç kimse düşüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düşünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir.”

“Herkes barışçıl yollarla toplantı yapmak, dernek kurmak ve derneğe katılmak hakkına ve özgürlüğüne sahiptir.”

“Herkes, çalışma, işini özgürce seçme, adil ve uygun çalışma şartlarının sağlanması ve işsizlikten korunma haklarına sahiptir.”

“Çalışan herkesin, kendisine ve ailesine insanlık onuruna uygun bir yaşam sağlayan ve gerekirse her türlü toplumsal koruma araçlarıyla da tamamlanan adil ve uygun bir ücrete hakkı vardır.”

“Herkesin, çıkarlarını korumak için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.”

“Herkes eğitim görme hakkına sahiptir. Eğitim parasızdır; hiç değilse ilk ve temel eğitim aşamalarında böyle olmalıdır. İlk öğrenim ve eğitim zorunludur. Teknik ve mesleki öğretimden herkes yararlanabilmelidir. Yüksek öğretim, diğerlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.”

“Herkesin gerek kendisine gerekse ailesi için, beslenme, giyim, barınma, sağlık ve öteki sosyal hizmetler de içinde olmak üzere; sağlığını ve güvencini sağlayacak, uygun bir yaşam düzeyine hakkı vardır. İşsizlik, hastalık, dulluk, yaşlılık ya da geçim olanaklarından kendi isteği ve iradesi dışında yoksun kalma gibi durumlarda sosyal güvenlik hakkına sahiptir.”

Yukarıda yer verilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ırk, ulus, etnik köken, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin tüm insanların doğuştan sahip olduğu temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır. Bildiriyi imzalayan ülkeler de bildiride kabul edilen, bu hak ve özgürlükleri kendi anayasa ve yasalarına dahil etmek suretiyle insan haklarının korunmasını taahhüt etmiş bulunmaktadırlar. Ülkemizin de içinde olduğu Birleşmiş milletlere üye ülkelerce kabul edilen bu temel haklar aradan geçen 70 Yıllık zamana rağmen maalesef hala ihlal edilmekte ve tartışma konusu olmaktadır.

Değerli basın mensupları;

Bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Paris’te yapılan oturumunda kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin tüm dünyaca evrensel kabul görmüş ilkelerinin benimsendiği ve tüm dünyaya bildirildiği gün. İki Büyük savaştan sonra büyük acılarla çıkan insanlığın evrensel barışa olan gereksinimi ve o dönem bunun sonucu olarak insan haklarını tüm dünya halklarınca kabul görmüş ilkelerini yazılı metne dökmek insanlık için bir kazanım olmuştur.

Dil, din, ırk, cinsiyet ve siyasi düşünce gözetilmeden her bir insanın salt insan olmak ile kazanacağı bir takım evrensel haklarının bulunduğu konusunda hemfikir olan 50 ülkenin imzacısı olduğu Beyannameyi; Ülkemizde 6 Nisan 1949 tarihinde kabul etmiştir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi bugün tüm dünyada kabul edilen belge olmasına karşın bildirgede yer alan temel hak ve özgürlükler halen yaşama geçirilmemiştir. Bugün bildirgede yer alan esasen insanın insan olmaktan kaynaklanan Evrensel Hakları ihlal edilmekte, dünyada ve ülkemizin de bulunduğu bölgemizde emperyalist yıkım politikaları sonucunda Yemen’de, Suriye’de, Irak’ta, Filistin’de, Libya’da ve Afganistan’da savaşlar, insanlık onuruna aykırı uygulamalar devam etmektedir. Savaşlar, sürgünler, ölümler insanlığı, İnsanlık ile birlikte uygarlığın birikimi olan anıt eserler, tarih ve kültür varlıkları da yok etmektedir.

Ülkemizde de ne yazık ki durum iç açıcı değildir. Özellikle 15 Temmuz Darbe Teşebbüsünden sonra ilan edilen OHAL döneminde çıkarılan KHK’lar ile temel hak ve özgürlükler askıya alınmış, OHAL süresince yayınlanan ve yine bu süreçle sınırlı olarak uygulanması gereken KHK’ler kalıcı hale getirilmiş, meclis devre dışı bırakılmış, hukuk güvenliği ortadan kaldırılmıştır. Bugün OHAL kaldırılmasına rağmen yeni kararname ve düzenlemeler ile OHAL’ın sadece adı kalkmış, adeta olağan hale gelmiştir.

Ülkemiz Gün geçtikçe maalesef Demokrasi, Temel Hak ve Özgürlükler anlamında geriye gitmektedir. 2018 senesinde hala hakların yargılandığını görmek hukuk dünyasında bizlere derin üzüntü vermektedir. Bireylerin ortada somut eylem olmaksızın salt düşünceleri sebebi ile yargılanmaları ne yazık ki olağanlaşmıştır. Ne yazık ki günümüz Türkiye’sinde, insan hakları ihlallerinin önüne bir türlü geçilememekte, onurlu bir yaşam sürme mümkün gözükmemektedir.

Daha bu hafta sonu Adana Valisi, Adana’da 2010 yılından beri düzenlenen Kebap ve Şalgam Festivali’ni, bir gün önce kamu güvenliğini bahane ederek keyfi ve gerekçesiz bir kararla iptal etmiştir. Vali’nin görevi ilinde güvenliği sağlamak, herhangi bir risk ve tehdit varsa bertaraf etmek için emrindeki kolluk kuvvetleriyle gerekli emniyet tedbirlerini almaktır. Valiliğin bu keyfi kararıyla ülkenin her yerinde Adana’ya gelen yurttaşlarımız doğrudan zarar görmüş yine Adana ili itibar kaybına uğramıştır. Esnaf ve kent halkı da bu itibar kaybından kaynaklanan manevi zararın yanı sıra ekonomik olarak da ciddi zarar görmüştür.

Bugün yargı bağımsızlığı ve demokratik hukuk devletinin diğer ilkeleri ile birlikte temel hak ve özgürlüklerin de hukuka aykırı şekilde kısıtlamalara tabi tutulduğu, farklı görüş ve seslerin dillendirilmesi imkansız hale getirildiği, Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin, tacizin ve istismarın hiç olmadığı kadar arttığı, emekçilerin grev hakkının, en temel toplantı ve gösteri yürüyüş taleplerinin dahi engellendiği, Kamu kaynaklarının, Halk yararına zorluklarla var edilen kurum ve kuruluşların  özelleştirildiği, çevre ve doğa talanına hız kesmeden devam edildiği bir süreçteyiz. İş cinayetlerinin hız kesmeden devam etmekte, bilhassa maden işçiliği hususunda insanlık dışı denebilecek düzeyde özensizlik ve denetimsizlik söz konusudur. Özetle çalışma yaşamında da ileriye değil, geriye doğru bir gidiş söz konusudur.

İnsan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin tek güvencesi, demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir. Hukuk devletinin de belirleyici özelliği, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığıdır. Bursa Barosu olarak, hukukun üstünlüğünü, demokratik, laik, sosyal hukuk devletini, yargı bağımsızlığını savunmaya devam edeceğiz. Olması gereken gerek teori gerekse pratik anlamda, insan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılması, insanın onurlu, eşit ve özgür bir yaşam sürmesinin sağlanması için gerekenden fazla özverinin gösterilmesidir.

İnsan Hakları bir bilinçtir. İnsanın sahip olduğu hakların yanında devletin yükümlülüklerini ifade eder. Bir ihlalin sonuçlarını diğer bir ihlal ile çözmeye çalışan sistemin adalet dağıtmak hususunda maalesef ki hiçbir şansı yoktur. Yurttaşların hak ve özgürlüklerinin güvencesi, koruyucusu ve kollayıcısı olan avukatların meslek örgütü Baroların en temel görevlerinden biri İnsan haklarının gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu husustaki sorumluluğumuzun bilinci ile Bursa Barosu Demokrasi, Hukuk, Hak Mücadelesini sürdürecektir. Her şeye rağmen insanlık onurunun hak ettiği yüksek yeri bulduğu, eşitlik, özgürlük, kardeşlik ve insan hakları değerlerinin yaşatıldığı günlerin umudu ile İnsan hakları gününü kutlarız.

Bugün aynı zamanda 10 ARALIK 2009’DA MUSTAFAKEMALPAŞA BÜKKÖYDE GERÇEKLEŞEN MADEN FACİASININ DA 9. YILDÖNÜMÜ

19 işçinin can verdiği maden ocağında, madencilerin gaz maskesi verilmeden 700-800 lira aylıkla çalıştırıldıklarını, belirlenen miktarda kömür çıkaramadıklarında yevmiyelerinin kesildiğini, facia günü ölçüm yapılmadan dinamit patlatıldığını, gaz ölçüm cihazları alınmadığını yapılan yargılamalarda bir kez daha öğrenmiş olduk. Ve 19 madenci işçimizin iş kazasına değil iş cinayetine kurban edildiği gerçeği ile yüzleştik. Yargıtay anılan kazada ölümlerin taksirle değil, olası kast altında işlendiği gerekçesi ile yerel mahkeme kararını bozduğunda olayın apaçık bir iş cinayeti olduğu da açıkça ortaya çıkmış oldu. İnsan hakları günü vesilesi ile Bükköy faciasında kaybettiğimiz madencilerimizi rahmetle anıyor, yakınlarına bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz.

Değerli basın mensupları, sevgili meslektaşlarım;

Bursa Barosu bir hukuk kurumu olarak 109 yıllık tarihimiz boyunca, her zaman insanı temel alarak, insan hakları savunuculuğu yaptığımızı belirtir, insan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılması ve toplumun hak arama bilincini arttırmak için tüm çabayı gösterdiğimizi ve göstereceğimizi de kamuoyuna duyururuz.

Bu düşüncelerle, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününü kutlar, hak ve özgürlüklerin egemen olduğu, aydınlık ve çağdaş yarınlar dileriz.

 

Bursa Barosu Başkanlığı





 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23