Yargıyı, adliye binalarını, mahkemeleri, şeffaflığı ve avukatların sorunlarını tespit ile çözüm yollarını ortaya koyabilmek için İzmir Barosu ev sahipliğinde 22 Aralık 2018 günü düzenlenen “Biz Olmadan Olmaz” çalıştayının sonuç bildirgesi. (31.12.2018)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle





YARGIDA ŞEFFAFLIĞA İLİŞKİN İZMİR ÇALIŞTAYI

SONUÇ BİLDİRGESİ

(23.12.2018)

Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay Başkanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen 3. Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi’nde tekraren teyit edilen “Yargıda Şeffaflığa İlişkin İstanbul Bildirgesi” ve düzeltmelerle kabul edilen "İstanbul Bildirgesi Uygulama Tedbirleri Taslağı" ile avukatların meslek tekeli aleyhine ve adil yargılanma, savunma hakkı ile bağımsız yargı ilkelerine aykırı birtakım düzenlemeler öngörülmüştür. Bu bildirgenin hazırlanması aşamasında TBB ve barolardan temsilciler bulundurulmamış; ileri hukuk sistemlerine sahip ülkelerin yargı mensupları da çalışmada yer almamıştır. Yargıtay, avukatların yokluğunda, yargının ve adliyelerin durumunun tartışıldığı bir çalışma yapmıştır. Ancak bizler, avukatların dâhil edilmediği hiçbir çözüm sürecinin, sağlıklı ve kalıcı sonuçlar doğuracağına inanmıyoruz. Bu sebeple, baroların ve TBB’nin katılımıyla 22-23 Aralık 2018 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirdiğimiz çalıştay sonrasında, yargının bağımsızlığı ve şeffaflığının temini için, aşağıdaki önlemlerin ivedilikle alınması gerektiğini düşünmekteyiz.

  • Soruşturmaların selameti ve iddia makamının görevini sağlıklı yapabilmesi açısından, adli kolluk birimi kurulmalıdır.
  • Savcılar ve sulh ceza hâkimleri, nöbet esaslarına uygun olarak nöbet günlerinde adliyelerde bulunmalıdır.
  • Silahların eşitliği ilkesi gereği, soruşturma dosyalarının savunma makamına karşı kısıtlanmasından vazgeçilmelidir.
  • Cumhuriyet Savcılarının duruşma salonlarında konumlandıkları alan, hâkim/mahkeme heyeti yanındaki bölümden ayrılmalı; duruşma salonlardaki fiziki konumları, avukatlarla aynı şartlara tabi olmalıdır.
  • Savunma hakkının etkin kullanımı açısından duruşma salonlarının yapısı değiştirilmeli ve sanıklar ile müdafilerinin yan yana oturmalarını sağlayacak bir düzenleme yapılmalıdır.
  • Duruşma salonlarındaki monitörler çalışır vaziyette bulundurulmalı ve duruşma zabıtları duruşma bitiminde derhal taraflara verilmelidir.
  • Avukatların işlerini gereğince yürütebilmeleri için, UYAP sisteminde dava dosyalarındaki tüm evraklara, soruşturma ve değişik iş dosyalarına erişimleri sağlanmalıdır.
  • Avukatlar, vekâletname olmaksızın fiziken veya UYAP sisteminden dosyaları inceleyebilmelidir.
  • Adliye binalarının yapımında, sadece güncel ve kısa döneme ilişkin olanların değil, uzun vadeli ihtiyaçların da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Birden fazla adliye binası olan illerde adliyeler tek binada toplanmalı ve binalar, kişilerin kolayca erişebileceği yerlerde olmalıdır.
  • Adliye binaları inşa edilmeden önce, baroların görüşleri alınarak, gereksinimleri tespit edilmeli; inşaat planlaması ve bina yapımına daha sonra başlanmalıdır.
  • Avukatların adliye binalarına, hâkim ve savcılardan farklı giriş kapılarını kullanmak suretiyle alınmaları uygulaması kaldırılmalıdır.
  • Adliyelerde kısıtlı alan uygulamalarından derhal vazgeçilmeli, avukatların tüm alanlara girişi sağlanmalıdır.
  • Adliyelerde sosyal kullanıma ayrılmış olan alanların tamamından yargı görevi yapanların eşit biçimde ve eşit koşullarda yararlanması sağlanmalıdır.
  • Avukatların üzeri 1136 s. Avukatlık Kanunu m. 58’de belirtilen durum haricinde aranamayacağından adliye binalarına girişlerdeki XRAY uygulamasına son verilmelidir.
  • Adalet Komisyonları bünyesinde, baro temsilcileri bulunmalıdır.
  • Yargıda şeffaflığının, bağımsızlığın ve tarafsızlığın oluşabilmesi için, HSK’da yürütme erkinin temsilcisi bulundurulmamalıdır.
  • Mahkemeye erişim hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi açısından, yüksek olan harç ve avans miktarları indirilmelidir.
  • Adli yardım kurumu uygulamada etkin ve herkese eşit hale getirilmelidir.
  • Baroların, 1136 s. Avukatlık Kanunu’ndan kaynaklı insan haklarını koruma görevlerine ilişkin olarak yaptıkları müdahillik başvurularının reddedilmesi, hukuka ve kanuna aykırıdır. Bu uygulamadan vazgeçilmelidir.
  • Tercümanların cezaevlerine ve geri gönderme merkezlerine girmesi yönünde yasal düzenlenmeler yapılmalıdır.
  • Anayasa Mahkemesi ve uluslararası yargı mercileri kararlarının bağlayıcılığı tartışılmamalı; yargı, yürütmenin tahakkümünden kurtulmalıdır.

 

Bizler, tüm muhataplarımız nezdinde, yukarıda sayılı taleplerimizin hayata geçirilmesi hususunun aktif birer takipçisi olacağız. Bağımsız ve şeffaf yargının kurucu unsuru bağımsız savunmanın temsilcileri olarak, adliyelerin halka; duruşma salonlarının ve dosyaların avukatlara kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Hakim ve savcıların, avukatlara yönelik, meslek etiğine aykırı ve saygı sınırlarını aşan davranışları ile hukuka açık aykırılık taşıyan kararlarının toplandığı, tüm baroların ortak erişimine açık bir veri tabanı oluşturarak bu karar ve eylemlerin takipçisi olacağız. Yargının dağıtamadığı adaletin temini ve yurttaşların hak ve hürriyetleri konusunda bilinçlenmesi için hukuk kliniklerini kuracağız.

Bağımsız ve tarafsız yargıdan bahsedilebilmesi için yargının şeffaf olması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Şeffaflığın, biz avukatlar olmadan sağlanması mümkün değildir. Şeffaflık; yargılamayı, dosyaları, adliyeleri avukatlara kapatarak hayata geçirilemez. Bizler, ülkemizde yeniden evrensel hukuk ilkelerinin hâkim olması için savunma sıralarında mücadelemizi sürdüreceğiz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.






 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23