İzmir Barosu ev sahipliğinde 25 Baronun Çevre ve Kent Hukuku Komisyonları üyeleri, baroların temsilcileri ve baro üyesi avukatların katılımı ile 12-13 Ocak 2019 tarihlerinde düzenlenen Çevre ve Kent Hukuku Çalıştayı Raporu (29.01.2019)


Bu Haberi

Bu Haberi

Tweetle



ÇEVRE VE KENT HUKUKU ÇALIŞTAYI RAPORU

12/13 Ocak 2019

 

İzmir Barosu Kent ve Çevre Komisyonun 08/11/2018 günlü kararının Yönetim Kurulumuzca kabul edilmesi neticesinde 20/11/2018 günlü Yönetim Kurulu kararı ile “ Ülke genelinde baroların çevre ve kent komisyonlarının ortak hareket edebilmesi, mesleki dayanışma ve işbirliğinin sağlanması için 12-13 Ocak 2019 tarihlerinde baromuzun ev sahipliğinde ortak bir değerlendirme toplantısı” düzenlemesine karar verilmiştir.

Tüm baro başkanlıklarına “ Mesleki dayanışma ve iş birliğinin sağlanması, ülke genelinde baroların çevre ve kent hukuku komisyonlarının ortak hareket edebilmesi, ortak çalışma yöntemlerinin görüşülmesinin sağlanması, Barolar arasında oluşturulacak koordinasyon ile kent ve çevre hukuku komisyonları ağının oluşturulmasına yönelik olarak bir çalıştayın 12-13 Ocak 2019 tarihlerinde İzmir Barosu’nda yapılması planlanlandığı ” bildirilerek gönderilen davete verilen cevaplara göre, Adana Barosu, Ankara Barosu, Artvin Barosu, Aydın Barosu, Antalya Barosu, Burdur Barosu, Bursa Barosu, Denizli Barosu, Düzce Barosu, Edirne Barosu, Hatay Barosu, Kırklareli Barosu, Kocaeli Barosu, Konya Barosu, Kütahya Barosu, Manisa Barosu, Mersin Barosu, Muğla Barosu, Sakarya Barosu, Siirt Barosu, Tekirdağ Barosu, Trabzon Barosu, Yalova Barosu, Zonguldak Barosu tarafından katılımcılar bildirildi.

Katılımcılarla yapılan görüşmelerle alınan önerileri ve Baromuzun Kent ve Çevre Komisyonunun toplantılarında üyelerimizin önerileriyle aşağıda yazılı gündem oluşturuldu:

ÇEVRE VE KENT HUKUKU ÇALIŞTAYI PROGRAMI

12 Ocak 2019/ Birinci Gün

10:00 -10:45 Açılış ve Tanışma

10:45-11:00 Ara

I.Oturum “Kent ve Çevre Mücadelesinde Baroların ve Avukatların Rolü”

11:00-12:30

Kolaylaştırıcılar: Av.Afhan TOPEL- İzmir Barosu

Av.Emre Baturay ALTINOK-Ankara Barosu

Av. Ahu TAHMİLCİ- İzmir Barosu

12:30-13:30 Öğle arası

II.Oturum “ Ekoloji Mücadelesinde Dayanışma, Koordinasyon ve Yöntemler”

13:30-15:30 I.Bölüm

Kolaylaştırıcılar: Av.Hüseyin YILDIZ- İzmir Barosu

Av. Berna BABAOĞLU ULUTAŞ-İzmir Barosu

Av. Nefne Gül ATİK- İzmir Barosu

15:30-16:00 Ara

16:00-17:30 II.Bölüm

Kolaylaştırıcılar: Av.Hüseyin YILDIZ- İzmir Barosu

Av. Eralp ATABEK – Bursa Barosu

Av. Gülen TEKİN GÜDE-İzmir Barosu

13 Ocak 2019/ İkinci Gün

III.Oturum “Geleceğe İlişkin Öneriler”

10:00 -12:00

Kolaylaştırıcılar: Av.Sinan BALCILAR - İzmir Barosu

Av.Bedrettin KALIN -Artvin Barosu

Av. Ziynet ÖZÇELİK– Ankara Barosu

12:30 Sonuç Bildirgesinin Sunulması

Burada belirtilen programa uygun olarak Baromuz mensuplarıyla birlikte katılımcı 25 Baronun Çevre ve Kent Hukuku Komisyonları üyeleri, baroların temsilcileri ve baro üyesi avukatlarla birlikte 12 Ocak 2019 günü çalışmalarımız başladı.

İzmir Barosu adına açılış konuşmasını Yönetim Kurulu Üyesi Av.Afhan Topel’in yapmasının ardından ,İzmir Barosu Kent ve Çevre Komisyonu üyesi Av.Arif Ali Cangı İzmir Barosunun yaklaşımını ve Çalıştay ihtiyacının nereden doğduğunu açıklayan bir konuşma yapmıştır.

Türkiye Baroları Kent ve Çevre Komisyonları ve Çevre Hareketi Avukatları Buluşması

Sevgili Meslektaşlarım

Sizlerle birlikte olmak çok güzel, hoş geldiniz, hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

Bu buluşmamızın, yaşadığımız olumsuz dönemde; sağlıklı çevrede yaşama hakkının, yaşamın korunmasının hukuksal güvencelerinin sağlanması açısından önemli bir başlangıç olmasını diliyorum.

Baromuz tarafından gönderilen davet mektubunda da belirtildiği gibi, küresel iklim değişikliğinin, bütün dünyada yaşamı tehdit ettiği bir dönem yaşıyoruz, etkilerini her yerde olduğu gibi ülkemizde de görmeye başladık.

Bunun yanı sıra yaşamın sürmesi için gereken su, hava, toprak ile yaşam alanları kirletiliyor, kentler ve doğal alanlar ile kültürel varlıklar sermayenin kar hırsına kurban ediliyor.

Yaşamı tehlikeye atan bu talan ve yağma dönemi koşullarında sağlıklı çevrede yaşama hakkının hukuki güvencelerinden ödün vermemiz düşünülemez.

Buna rağmen Anayasanın 17. ve 56. maddeleri ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerindeki güvenceleri yok sayan uygulamalar yoğunlaşarak devam ediyor.

Bu kötü uygulamalar sadece yürütme ve idare tarafından değil Yargı’nın da güncel pratiği halini almış durumda.

• Uzun uğraş ve çabalarımız sonunda bundan 15-20 önce Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararları ile de kabul edilen “Baroların çevre davası açma ehliyeti” konusu yine tartışma konusu halini aldı, Barolar Yargı eliyle yaşamı savunma mücadelesinin dışına itilmek isteniyor. “Hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunmak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” yasal görevi olan Barolara reva görülen bu gidişata sessiz kalamayız.

• Çevreye olumsuz etkileri olası projeler için işletilmesi gereken çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçleri, halkın katılımının önemsenmediği, kopyalama raporlarla bilimsellikten uzaklaşan, yasal bir formalitenin yerine getirilmesine dönüşmüş durumda. Kanunsuz bir Bakan talimatı niteliğindeki “2009/7 sayılı Genelge”ye dayanılarak, ÇED olumlu kararlarının yürütülmesini durdurulması ve iptaline ilişkin Mahkeme kararları, skandal işlerle arkasından dolanılıyor, bu şekilde Hukuk Devleti ilkesi ve hukuk güvenliği temelli ortadan kaldırılıyor. Bu süreçlerde, halka ve bilimsel gerçekliğe yer verilmiyor, çevrenin korunması için kurulan idareler de kuruluş amaçlarına aykırı şekilde çevreyi kirleten faaliyetlerin tedarikçisi rolünü üstleniyorlar. Bu olumsuz gidişi durduracak yeni yollar bulmamız gerekiyor.

• Küresel iklim değişikliğinin en önemli etkenlerinden olan kömürlü termik santrallere ilişkin açılan davalarda, “Termik Santralın bacası altındaki alan” dışında ikamet eden yurttaşların davalarının ehliyetsizlikten reddedilmesi, kent, çevre ve doğa koruma davalarını hak arama yolu olmaktan çıkartılıyor. • Planlama Esasları ve Șehircilik İlkeleri yok sayılarak, inşaat sektörünün ihtiyaçlarına ve kamu yararı ile alakası olmayan yatırımlar için Ankara’dan onaylanan planlama kararlarıyla kentler ve doğal yaşam alanları peşkeş çekiliyor. Bu planlar için alınan yargı kararları, aynı içerikli yeni plan kararları ile hiçleştiriliyor.

• Siyanür liçi yöntemiyle altın madenciliği, sülfürik asitle nikel madenciliği başta olmak üzere vahşi madencilik uygulamaları ile ormanlar yok ediliyor, ovalar, meralar, su havzaları, yeraltı suları kanserojen ağır metallerle kirletiliyor, asit yağmurlarına uygun ortamlar yaratılıyor.

• Yanlış yer seçimleri ve karlılığı esas alan planlama ve izinlerle literatürde temiz enerji olarak bilinen RES’ler, JES’ler de kirletilmiş durumda. Yaşam alanlarının korunması için ciddi toplumsal hareketler oluşuyor.

• Çernobil ve Fukuşima nükleer felaketlerine rağmen, nükleer maceradan vazgeçilmiş değil. “ÇED raporunda eksiklikler var ama bu eksiklikler raporu sakatlamaz, nükleer güç santralı kurulmasına engel teşkil etmez” şeklinde hukuki olmayan değerlendirmelerle ÇED davası reddedilen Akkuyu Nükleer santralı ile Akdeniz Havzası nükleer tehdit altında. Akkuyu’nun yanı sıra epeyce yol alınan Sinop’taki ve ardından geleceği söylenen İğneada’daki nükleer santral projeleri bugünkü ve gelecek kuşakların sağlıklı yaşaması, nükleersiz bir gelecek için büyük tehdit oluşturuyor.

• Henüz santralimiz olmadan İzmir’in orta yerindeki Gaziemir/Karabağlar’daki kurşun fabrikası atıkları içinden çıkan nükleer atıklar, meselenin vahametini göstermeye yetiyor, aynı zamanda bizi daha fazla sorumluluk almaya çağırıyor.

Sorunlar, tek tek saymakla bitmez, bu iki gün içinde bunları ve bunların dışındakilerileri konuşacağız. Barolar olarak, avukatlar olarak, bu sorunların çözümü, yaşamı savunma mücadelesini nasıl yürüteceğimiz konusunda görüş alış verişinde bulunacağız. İhtiyacımız olan dayanışmanın yol ve yöntemlerini bulmaya, gereken mekanizmaları oluşturmaya çalışacağız. Örneğin; bir koordinasyon örgütlenmesi, iletişim ağı, iletişimi ve bir sonraki buluşmaya kadar koordinasyonu sağlayacak dönemsel sekretarya, bilgi ve deneyim paylaşımı, kamuoyunda baskı grubu olma hali gibi…

Her şeyi bu toplantıya sığdıramayabiliriz, ne kadarını yapabilir isek, ortaklaşacağımız her konu, programlayacağız her çalışma, bu ülke için, dünya için, canlı ve cansız varlıklardan oluşan ekosistem için çok kıymetli olacaktır.

Bu vesileyle, Çevre hukukunun fiilen ilk uygulayıcıları olan “İzmir Çevre Hareketi Avukatları”ndan olan, Baromuzun eski başkanlarından, sevgili meslektaşımız, arkadaşımız Av.Noyan Özkan’ı bir kez daha saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyorum.

Verimli ve keyifli bir buluşma olmasını diliyorum.

Açılış konuşmasından sonra divanın istemi üzerine her katılımcı,mensubu bulunduğu baroyu ve ismini söyleyerek kendini tanıtmıştır.

İlk oturumda “Kent ve Çevre Mücadelesinde Baroların ve Avukatların Rolü” ve “Ekoloji Mücadelesinde Dayanışma, Koordinasyon ve Yöntemler” başlıklı ikinci oturumdakatılımcılar söz alarak şu tespitlerde bulundular:

 

  • Çevrenin ne olduğu ve çevre bilincinin geliştirilmesi için yapılacak çalışmalar,
  • Çevre mücadelesinde güç birliği içinde olunmasının gerekliliği,
  • Bazı yörelerde mücadele etmenin zorlukları karşısında ,mesleki dayanışmanın önemi vurgulandı
  • Orman arazilerinin sürekli yapılaşmaya açılmak sureti ile karşılaşılan saldırılar,
  • Baroların çevre komisyonları arasında işbirliği kurmanın önemi ve gerekliliği,
  • Çevre mücadelesinin haklar temelinde yürüyen , yaşamı savunmaya dair bir mücadele alanı olduğu, halk ve sivil toplum kuruluşları ile ilişkide olmanın gerekliliği,
  • Baroların çevre ve kent komisyonları arasında koordinasyon , deneyim ve bilgi paylaşım ihtiyacı için whatsapp, mail grubu, facebook grubu gibi iletişim araçlarının kullanılması,
  • Merkezi idarenin denetlenmesi kadar yerel idarelerin de denetlenmesinin önemli olduğu,yöntem olarak belediye meclisi toplantılarının izlenmesi ve yaşadığımız kentlerde planlama değişikliklerinin takip edilmesi
  • Çevre davalarında verilen yargı kararlarının,bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasının önemi,
  • Her baroda çevre ve kent komisyonlarının olması gerektiği, doğaya saldırının her yörede mevcut olduğu,
  • Hukuki mücadelede elde edilen kazanımların ve bilginin toplumla paylaşılması ve Çevre davalarına toplumsal destek sağlanması ve Çevresel hakların kullanılması yönünden toplumda farkındalık yaratılması,
  • Baroların çevre komisyonları arasında kurulacak koordinasyonun devamlılık arz etmesi ve bu komisyonlar arasında kurulacak koordinasyonun düzenli olarak bir araya gelerek bilgi paylaşamı ve üretiminin Çevre mücadelesini zenginleştireceği,
  • Baroların Staj Eğitimlerinde çevre hukukunun yer alması gerektiği,
  • Avukatlar için çevre hukuku konusunda meslek içi eğitimler düzenlenmesi gerekliliği,
  • Çevre davalarında Baroların dava ehliyetleri yönünden dar yorumla verilen kararların hukuka aykırılığı,
  • Çevre hukukunu ilgilendiren konularda özellikle çevre davalarında harç ve masraf yükü hakkında kanun teklifleri hazırlamak üzerinde çalışılması,
  • Baroların çevre ve kent komisyonları arasında kurulacak koordinasyonun toplantılarının devamlılığının sağlanması, dönemsel görev alacak sekreterliğin ve genel toplantılarda alınacak kararları uygulamak üzere dönemsel görev alacak temsilciler kurulunun oluşturulması,
  • Kent ve kentli hakları ve planlama hukukunu ve mevzuatının izlenmesi gerekliliği,
  • Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararına göre baroların çevre davalarının giderlerinin birlik tarafından karşılanabilir olmasının önemli bir araç olduğu,
  • Baroların Çevre ve Kent Komisyonları arasında kurulacak koordinasyonun merkeziyetçilikten uzak yapılandırılması gerektiği,
  • Yaratıcı çözüm yollarını çalıştaylarla, atölye çalışmalarıyla zenginleştirilmeli, yeni hukuk yollarıve mevzuat tartışmaları hedeflenmelidir,
  • Ekolojik, arkeolojik ve kültürel mirasın korunmasının da Çevre ve Kent Komisyonlarının çalışma alanlarının olduğu,
  • Yargı kararlarının uygulanmamasının sağlanması yönünde çalışılması ve takip edilmesi,
  • İklim değişikliğinin etkileri konusunda bilinçlenme sağlanmasının gerektiği.

Çalıştayın 13 Ocak 2019 günlü üçüncü oturumunda “Geleceğe Yönelik Öneriler” görüşülmüştür.

Avukat adayları için stajda çevre hukukunun zorunlu ders olması, müfredat hazırlığı, stajyerlerle bir araya gelinmesi,

  • Çevre davaları incelemeleri ile ilgili olarak barolar arası eğitim etkinliği yapılması
  • Eğitim ihtiyaçlarına göre farklı avukatların görev alması,
  • Kent ve Çevre bilincini oluşturma, geliştirmeye yönelik topluma/avukatlara yönelik etkinlikler düzenlenmesi,
  • Çevre davaları ve çevre mücadelesi konusunda baroların ve avukatların bilgilendirilmesi için eğitim etkinlikleri düzenlenmesi,
  • Çevre Komisyonlardaki avukatların ivedi olarak birbirini bilgilendirici eğitimlerin düzenlenmesi,
  • Mahkeme kararlarının, mevzuatın derlenmesi ve ulaşılabilir bir yerde yayınlanması,
  • Varolan deneyimlerin aktarılması için bilgi ve iletişim ağı kurulması,
  • Komisyonların periyodik olarak bir araya gelmesi, bir çalışma takvimi oluşturulması,
  • Farklı barolardan avukatların, komisyonların sürekli iletişim içinde olmaları, çalışmaları ihtiyaçlara uygun olarak koordine edebilmeleri için bir iletişim kurulunun, koordinasyonun oluşturulması,
  • Türkiyenin bütününde çevre alanında ne tür sorunların olduğu komisyonlar aracılığı ile saptanması, ortaklaşa çözüm yollarının oluşturulması,
  • Panel, sempozyum, toplantı gibi etkinliklerle toplumsal desteğin berraklaştırılması, genişletilmesi
  • Basınla olabildiğince geniş ve sürekli ilişkilerin kurulması,
  • Diğer disiplinlerden insanlar ile ortak bilgi üretilmesi ve işbirliği biçimlerinin oluşturulması
  • Barolarla birlikte çalışma olanaklarının oluşturulması,
  • Kentlerde il meclisi kararlarının incelenmesi, çalışmalara katılım ve denetimin birlikte işletilmesi,
  • Siyasi partilerin denetim işlevini yerine getirmesi için girişimde bulunmak,
  • Çevre Şehircilik İl Müdürlükleri ilan sayfalarının takip edilmesi,
  • Kentlerde bir çok hukuksuzluk plan değişikliği yolu ile olduğu dikkate alındığında, Kent ve kentli hakları ve planlama konusun daha çok üzerinde durulması,
  • İldeki ilgili resmi komisyonların(örn. Mera vb) kararlarını izlemesi,itirazlar ve bilgilenme dilekçelerinin yazılması,
  • Basınla iletişim ve kamuoyuna duyurunun önemi,
  • Çevre davalarının finansmanına toplum katılımının sağlanması, TBB’den istenmesi, harç ve masrafların kaldırılması konusunda bir yasa taslağının oluşturulması,
  • Yasa teklifleri hazırlanarak TBMM kürsülerinin etkin kullanılmasını sağlanması,
  • Türkiye Baroları çevre komisyonları arasında kurulacak koordinasyonun arşivi olmasının önemi,arşivde emsal kararlar, örnek dava ve başvuru dilekçeleri, makalelerin paylaşılması
  • Türkiye Baroları Kent ve Çevre Komisyonları arasında kurulacak koordinasyonun toplantılarının farklı şehirlerde düzenlenmesi,
  • Türkiye Baroları çevre komisyonları arasında kurulacak koordinasyonun Nisan ayında Antalya’da yapılacak toplantıda somutlaştırılması ,

Tespitleri yapıldı.

1-İletişim ağı için whatsapp grubu,Google Mail grubu oluşturulması ve instagramda hesap açılması,bu konuda görevin İzmir Barosu’ndan Av.Berna BABAOĞLU ULUTAŞ’a verilmesine,

2-Bir sonraki toplantının Antalya Barosunda Nisan ayında planlanmasına yönelik çalışma yürütülmesi kesin tarihin belirlenmesi için Antalya Barosunun cevabının beklenmesine,

katılanların oybirliği ile karar verildi.

Aşağıdaki çalışma grupları oluşturularak görevlendirmeler yapıldı:

Staj eğitim içeriği ve planlama konusunda oluşturulan çalışma grubu:

- Av.Afhan Topel -İzmir Barosu

- Av.Ümit Seyfettinoğlu -Hatay Barosu

- Av. Hilal Küey -İzmir Barosu

- Av.Ahu Tahmilci -İzmir Barosu

- Av. Ömer Erlat -İzmir Barosu

- Av.Enis Dinçeroğlu -İzmir Barosu

- Av.Berna Babaoğlu Ulutaş -İzmir Barosu

- Av.Bülent Kaçar - Edirne Barosu

 Avukatlara yönelik eğitim çalışma grubu ve bölgesel eğitimler, eğitim içeriklerinin belirlenmesi için oluşturulan çalışma grubu:

- Av. Yakup Şekip Okumuşoğlu -Zonguldak Barosu

- Av. Afhan Topel -İzmir Barosu

- Av. Ümit Seyfettinoğlu -Hatay Barosu

- Av. Ali Furkan Oğuz -Çanakkale Barosu

- Av. Bülent Tokuçoğlu -Aydın Barosu

- Av. Enis Dinçeroğlu -İzmir Barosu

- Av. Hilal Küey -İzmir Barosu

- Av. Ahu Tahmilci -İzmir Barosu

- Av. Ömer Erlat -İzmir Barosu

Komisyonlar arası İçtihatların derlenmesi, bilimsel çalışmalar, yayım konusu, bilgi bankası oluşturulması çalışma grubu:

- Av.Güntan Şahin -Tekirdağ Barosu

- Av.Cem Altıparmak -İzmir Barosu

- Av.Özgür Ceylan Aytaç -İstanbul Barosu

- Av.Ömer Erlat -İzmir Barosu

Finansman meselesinde tasarı hazırlanması-teklif hazırlanmasıTBB’ye gk kararıaldırılması yönünde çalışma grubu:

- Av.Zeynep Avcı -Manisa Barosu

- Av.Bedrettin Kalın -Artvin Barosu

Farklı disiplinlerden bir bilgi havuzu oluşturulması, diğer meslek kuruluşlarından ve gönüllülerle iletişim:

- Av.Berna Babaoğlu Ulutaş -İzmir Barosu

Basınla ilişkiler konusunda çalışma grubu:

- Av.Nart Atik -İzmir Barosu

- Av.Zeynep Avcı -Manisa Barosu

- Av.Berna Babaoğlu Ulutaş -İzmir Barosu

Çalıştayın son bölümünde; hazırlanan sonuç bildirgesi okunarak heyetin onayına sunuldu.Heyetçe bildirilen eksiklikler ve değişiklikler metinde tamamlanarak sonuç bildirgesi heyetin huzurunda okundu ve onaylanan metin kamuoyuyla ve basınla paylaşılarak çalıştaya son verildi.

İzmir 12-13 Ocak 2019

 

 


Türkiye Baroları Kent ve Çevre Komisyonları Buluşması

Sonuç Bildirgesi

 

Küresel iklim değişikliğinin ve gıda krizinin, bütün dünyada yaşamı tehdit ettiği bir dönem yaşıyoruz. Su, hava, toprak ve tüm yaşam alanları kirletiliyor, kentler ve doğal alanlar ile kültürel varlıklar sermayenin kar hırsına kurban ediliyor. Diğer yandan Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerdeki sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkının güvencelerini yok sayan uygulamalar yoğunlaşarak devam ediyor.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile “hukukun üstünlüğü ve insan haklarını savunmak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” yasal görevi yüklenen Baroların,yerleşik içtihatlarla kazandığı kent ve çevre davalarındaki taraf ehliyeti dar yorumlarla ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.Yurttaşların dava açma hakkını ikametgah ya da mülkiyet koşuluna bağlayan mahkeme kararları ve yüksek yargılama giderleri ile bu alandaki hak arama özgürlüğü fiilen ortadan kaldırılıyor.

Bu olumsuz koşulları değerlendirmek ve sorunları aşmak için 25 Barodan katılan Kent ve Çevre Komisyonlarının iki günlük çalıştayı sonunda;

  • Türkiye Baroları Kent ve Çevre Hukuku Komisyonları ve bu alanda çalışan hukukçular arasında dayanışma esasına dayalı bir yardımlaşma ağı oluşturulması,
  • Türkiye Baroları Kent ve Çevre Hukuku Komisyonları ortak çalışmasıyla kent ve çevre hukuku alanında çalışacak hukukçuların staj ve meslek içi eğitimlerinin sağlanmasına yönelik eğitim modülleri ve yayınların hazırlanarak eğitim çalışmalarına ağırlık verilmesi,
  • Kent ve çevre hukuku alanında bilimsel tartışmalara yön verecek çalışmaların hukuk alanında etkin olabilmesi adına yüzyüzelik esasına dayalı düzenli toplantıların ve çalıştayların düzenlenmesi, bir sonraki toplantının Nisan ayı içerisinde Antalya’da yapılması,
  • Kent ve çevre hukukçularının yararlanacağı bir veri tabanının oluşturulması,
  • Mahkemeye erişim hakkını zorlaştıran ve hak arama hürriyetini ortadan kaldıran uygulamalara yönelik acil tedbirlerin alınması, harç ve yargılama giderleri yükünün azaltılmasına yönelik çözüm ve önerilerde bulunulması,
  • Mücadelenin öznesi olan kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliğinin arttırılmasına yönelik olanakların geliştirilmesi,
  • Sağlıklı yaşam hakkını tehdit eden etmenleri ortaya koyucu bilimsel çalışmaları yürütenlerin hedef haline getirilmesi karşısında dayanışmanın örülmesi, Üniversitelerin ve ilgili kamu kurumlarının topluma riskler ve giderici önlemler konusunda bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmelerini sağlayıcı çalışmalar yapılması acil ihtiyaçları belirmiştir.

Biz aşağıda imzası olan Baroların Kent ve Çevre Komisyonları ve temsilcileri, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının korunmasını yaşamın savunulması olarak görüyoruz. Bunun için Türkiye’deki tüm Baroların ve bu alanda çalışan hukukçuların katılımını sağlayacak bir yapı çerçevesinde dayanışma içinde birlikte hareket etmekte kararlıyız.


Adana Barosu
Ankara Barosu
Antalya Barosu
Artvin Barosu
Aydın Barosu
Burdur Barosu
Bursa Barosu
Denizli Barosu
Düzce Barosu
Edirne Barosu
Hatay Barosu
İzmir Barosu
Kırklareli Barosu
Kocaeli Barosu
Konya Barosu
Kütahya Barosu
Manisa Barosu
Mersin Barosu
Muğla Barosu
Sakarya Barosu
Siirt Barosu
Tekirdağ Barosu
Trabzon Barosu
Yalova Barosu
Zonguldak Barosu



 

 

 

 

 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 50 67
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 223 28 23