Tiyatro Advocáto (Son güncelleme 12.06.2014)

 

 


AVUKATLAR NEDEN TİYATROYLA UĞRAŞIR?
Av. İzzet BOĞA


Çok ciddi bir meslektir avukatlık. Pek de anlaşılmaz bir dilde yazılmış cilt cilt kitaplar, kanunlar, kararnameler, sırmalı dik yakalı cübbeler, ne kadar olsa herkesin çekineceği duruşma salonları… Sonra hakimler, savcılar…

Soğuk adliye koridorlarında koşuşturan eli çantalı adamlardır avukatlar…

Avukata işi düşen herkes hayatının o döneminin en ciddi sorunuyla karşı karşıyadır. Bazen özgürlüğünü, bazen işinin geleceğini emanet ederler avukata. Onun vasıtası ile adalet isterler.

Böyle bir adamın oturup işini yapması, sabah-akşam, gündüz-gece bu dertlerle boğuşması, bir şeyler daha okuması , araştırması gerekirken ne işi olur tiyatro sahnelerinde? Olur mu, yakışır mı? Yakışmaz, yakışmaz…

Bir tür kavga mesleğidir avukatlık. Düzenle çatışır, düzenin içindedir. Bir tür başkaldırı mesleğidir avukatlık; bürokrasiye karşıdır, bürokrasinin içindedir. Kanunları uygular uygulatır, ama kanunları eleştirir, hep daha iyisini ister, hep daha doğrusunu talep eder. Muhafazakar değildir hiçbir zaman hep yenilikçidir, hep gelişmeyi sever.

‘Olması gereken’ in peşindedir avukat, ‘Olan’ la hiç yetinmez.

Sadece işiyle değildir derdi, ülkesinin daha güzel bir ülke , yaşamın daha güzel bir yaşam olmasını ister.

Her gün bin türlü düzensizlikten şikayet eder, gene de bıkmaz, ne şikayet etmekten, ne de mücadele etmekten. Yan yana iki aynı mahkemeden aynı konuda iki ayrı karar çıkmasına hala şaşırır avukatlar, yıllardır sayısız örneği görüldüğü halde. Geçen ay aynı konuda aldığı kararı bu ay alamamamın üzüntüsünü yaşar, daha önce de alınmadığı çoook görüldüğü halde. Bin kere yenilir bin kere yeniden ve her yeni dava da yeniden başlar mücadeleye, bu kez daha doğrusunu elde edebilmek için.

“Bin kere söyledik bir kere dinletemedik” diye bir laf var ya! Hah işte , tam öyle ! Sakalı yoktur ki avukatın sözü dinlensin. Kimi dinletir ama o da yaptıramaz. “Bir ömürdür söylüyorum ama anlatamadım galiba, Türkçe konuşmuyor muyuz burada” deriz ya ara sıra. Bir de İngilizce söylemek gerekir ki, anlamayanlar anlasın.

Biz bir kere de avukatça değil, başka bir dilde söylemek istedik sözlerimizi. Bürolarda takım elbiseler içinde söyledik olmadı, toplantılarda kürsülerden seslendik olmadı, mahkemelerde dilekçelere yazdık destan gibi olmadı. Bıkmadık, siyasete girdik, milletvekili bakan olduk, olmadı. Derneklerle, sivil toplum örgütleriyle seslendik olmadı. Bildiğimiz, bize öğretilen ne yol varsa, en sonuna kadar gittik, artık neresiyse… ‘Moda tabiriyle ‘avrupa insan hakları mahkemesine kadar gidicem kardeşiiimm ‘ dedik, gittik de… Gene olmadı. Sıkılmadık desek yalan, bu dilimize pelesenk olmuş şikayetlenmelerden. Aslında anlamını da yitirdi sözler söylene söylene.

Bu kez sahneden ışıkların altında, kostümler içinde , dekorlar arsından bambaşka bir dilde haykırıyoruz şimdi, dinleyin de anlayın, anlayın da artık yapın be kardeşim…

BU DÜZEN DEĞİŞMELİDİRRRRR…
BAŞKA BİR       ‘DÜZEN’             GELMEMELİDİR.

GÜZEL VE YAŞANABİLİR BİR ÜLKE GELMELİDİRRR…

ÖNCE İNSAN ,
                                    ÖNCE İNSAN ,

                                                                              ÖNCE İNSAAAAAAANNNNN….

 

 

 
 

BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI - İLETİŞİM BİLGİLERİ - 444 50 99
Adres: Kıbrıs Şehitleri Caddesi Adalet Sarayı G-Blok Kat:1 Osmangazi / BURSA
Telefon (0224) 272 11 94 – 251 66 06
Faks (0224) 251 62 49
E-Posta baro@bursabarosu.org.tr
CMK Servisi - Telefon (0 224) 272 50 44 – 272 11 94
Adli Yardım Servisi - Telefon (0 224) 272 11 94 – 251 66 06