|
BURSA BAROSU BAŞKANLIĞI
ADLİ YARDIM BÜROSU
2007 YILI FAALİYET RAPORU
Anayasa’nın 36. maddesi gereğince; herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa’nın bu düzenlenmesi , İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinde de düzenlenen adil yargılanma hakkının kullanılması bakımından çok önemli bir araçtır.
Adli Yardım bu noktada Adli Yargılanma Hakkına hizmet eden bir işleve sahiptir. Zira adli yardımın amacı, bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımında eşitliği sağlamak üzere, avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanların avukatlık hizmetlerinden yararlandırılmasıdır. (Adli Yardım Yönetmeliği md.1/2)
Salt ekonomik sebepler yüzünden Avukatlık ücretlerini ve yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmadığı için yargı yoluna başvurmanın engellenmiş olması, adil yargılanma hakkının hayata geçirilmesini engellemektedir.
Bu amaca hizmet etmek üzere, 1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 176-181 maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği hükümleri gereği Bursa Barosu bünyesinde 01.03.2002 tarihinde oluşturulan Adli Yardım Bürosu’nun uygulamaları ve Adli Yardımın yasal dayanakları aşağıda kısaca özetlenmiştir.
I. YASAL DÜZENLEME:
1. Avukatlık Kanunu
Avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama imkanı olmayanlara Avukatlık Kanunundaki avukatlık hizmetlerinin sağlanması olarak tanımlanan adli yardım 1136 Sayılı Avukatlık Kanununa dayanmaktadır. 10Mayıs 2001 tarihli 4667 sayılı Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla adli yardım yeniden düzenlenmiş, daha sistematize edilmiş ve yeniden yapılanmıştır.
Anılan kanunun 176 – 181.maddeleri arasında adli yardımın kapsamı, kimlerin adli yardım hizmetlerinden yararlandırılacağı, adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilenlere avukat görevlendirilmesi, Adli Yardım Bürolarının nasıl kurulacağı, gelir ve giderleri ile adli yardım bürolarına Maliye Bakanlığı tarafından aktarılacak ödenek konuları yer almaktadır. Bu kanunda düzenlenmeyen hususların Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği de yine Avukatlık Kanununda belirtilmiştir.
2. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği
10Mayıs 2001 tarihinde Avukatlık Kanununda yapılan değişikliğin ardından, kanunun uygulanma amacına hizmet edecek olan Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği 14 Kasım 2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 30 Mart 2004 tarihli 25418 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelikle eski yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ve birtakım değişiklikler yapılmıştır.
Yönetmelik, Avukatlık Kanununun 180 inci maddesi uyarınca Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılan paraların, barolar arasında dağıtımı ve kullanılması ile adli yardım bürolarının kuruluşunu, görev ve yetkilerini, görevlendirilecek avukatların ve ücretlerinin belirlenmesini , işleyişini ve denetimini kapsar.
3. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği hükümlerine göre adli yardımdan faydalanmaya layık görülen başvuru sahiplerine talep konusu işleri için ücretsiz avukat görevlendirilmektedir.
Yönetmeliğin 6 ıncı maddesinin a bendinin 3 üncü fıkrası 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 – 472 nci maddeleri ile irtibat sağlamaktadır. Bu göre yargılama giderlerini karşılayamayacaklar için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 – 472 nci maddeleri gereğince adli müzaheret talebinde bulunulması gerekmektedir.
Adli müzaheret Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri gereği davanın açılacağı veya devam ettiği mahkemeden talep edilir. Talebe mahalli belediyesinden veya muhtardan (İhtiyar Heyetinden) fakirlik belgesinin eklenmesi ve davaya açmaya haklı olduklarına dair delil gösterilmesi zorunludur.
Mahkemenin adli yardım talebini kabul etmesi halinde bu karar aşağıda yazılı hususları ihtiva eder:
• Yapılacak tüm yargılama harç ve giderlerinden geçici olarak muafiyet, • Tanık ve bilirkişi giderinin devlet tarafından avans olarak verilmesi, • Yargılama gideri için teminat göstermekten muafiyet, • Tebligat ücreti ve giderlerinden müecceliyet • Davanın vekili ile takibinin gerektiği hallerde vekalet ücreti sonradan ödenmek üzere vekil tayin olunması, • İcra dairelerinde alınan bütün harçlar ve giderlerin devlet tarafından avans olarak verilmesi, • Noterlerin düzenleyecekleri bütün belge ve suretlerin harç ve resimlerinden geçici muafiyet.
II. UYGULAMADA ADLİ YARDIM SİSTEMİ:
1. Adli Yardım Bürosunun Yapılanması
Avukatlık Kanununun 177 nci maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’nin 4.maddesi uyarınca her Baro merkezinde, Baro Yönetim Kurulu tarafından belirlenip görevlendirilecek yeterli sayıda avukattan oluşan bir adli yardım bürosu kurulacağı ifade edilmiştir. Baro Yönetim Kurulu ayrıca, baro merkezi dışında, avukat sayısı beşten fazla olan her yargı çevresinde bir avukatı adli yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir.
Baroların adli yardım hizmetini sunum noktasında bazı farklılıklar görülmektedir. Örneğin bazıı barolarda Avukatlardan oluşan kurullar eliyle bu hizmet verilirken bazı barolarda tam zamanlı olarak istihdam edilen bir avukat ve yeterli sayıda personelden oluşan bürolar eliyle bu hizmet sunulmaktadır.
Bursa Barosu Adli Yardım Bürosunda gerekli işlemleri, görüşmeleri ve yazışmaları yapmak üzere bir sorumlu avukat ve personel istihdam edilmiştir. Sorumlu avukat büroya gelenler ile görüşerek hukuki sorunları ile ilgili nitelendirme yapar ve başvuranları buna göre yönlendirir. Başvuranların başvuru konuları ile ilgili nitelendirme yapıldıktan sonra ücretsiz avukat talep edilmesinin koşulları anlatılır ve başvuru için gerekli evrakların neler olduğu ve nasıl başvurulacağı açıklanır.
İlçelerden yapılacak başvurular için gerekli evraklar tamamlandıktan sonra merkez adli yardım bürosuna gelebilecek durumda olanlar merkeze gelerek, gelemeyecek durumda olanlar baronun ilçe temsilcisine müracaat ederek başvurularını yaparlar. Başvuru evrakları ilçe temsilcisi tarafından merkez adli yardım bürosuna ulaştırılır. Başvuruların ilçelere göre dağılımı aşağıdadır.
Adli Yardım Bürosu adli yardımdan sorumlu baro yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunda ve denetiminde işlerini yürütür. Bursa Barosu Adli Yardım Bürosunun kurulduğu 2002 yılından beri yıllara göre yapılan toplam başvurular aşağıda grafikte gösterilmiştir:

2. Görevlendirme Esasları ve Adli Yardımın Kapsamı
Adli Yardım Yönetmeliği’nin 5nci maddesinin son fıkrasına göre, adli yardım görevi serbest çalışan avukatlara eşitlik ilkesi esaslarına görev verilir. Yine yönetmelik 6ncı madde c bendine göre görevlendirmede avukatların mesleki faaliyet alanlarına ilişkin beyanları esas alınır. Adli yardım hizmeti, adli yardım listesine kayıtlı avukatlar tarafından yürütülür. Talebi kabul edilen başvuru sahibi için adli yardımda görev almak isteyen avukatlar arasından atama yapılır. Bu atamada avukatların adli yardım bürosundan görev almak için verdikleri dilekçede yazılı faaliyet alanlarına ilişkin beyanları dikkate alınır. Örneğin boşanma davası için Medeni Hukuk alanında görev almak isteyen avukatlar arasından atama yapılır. 31.12.2007 tarihi itibarı ile Bursa merkezde gönüllü avukat sayısı 325’dir Avukatlık Kanunu adli yardımın kapsamını avukatlık kanunundaki avukatlık hizmetlerinin sağlanması olarak belirlemiştir. Avukatlık Kanununun Avukatlığın Amacı başlıklı 2nci maddesi ile, Yalnız Avukatların Yapabileceği Başlıklı 35. maddesi göz önüne alındığında adli yardım davaların takip edilip sonuçlandırılması yanında, hukuki mütalaa verme, ihtarname, yazılı danışma gibi işlemleri de kapsamaktadır.

3. Adli Yardım Bürosu’na Başvuru İçin İstenen Belgeler
Adli Yardım bürosu ve temsilcilikleri istem sahibinden gerekli bilgi ve belgeleri ister, istemin haklılığı konusunda uygun bulacağı araştırmayı yapar, gerektiğinde karar verir. Bu araştırmada, kamu ve özel kurum ve kuruluşları, adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yardımcı olurlar. (TBB Adli Yardım Yönetmeliği Madde/2)
Başvuru sahibinden başvuru sırasında istenen evraklar her baro için farklılık arz edebilmektedir. İstenen evraklar konusunda yeknesaklık yoktur. Kişinin gerçekten adli yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlayabilmeye ölçüt olabilecek evraklar ilin durumu, ekonomik seviye vs. göz önüne alınarak baro tarafından belirlenmektedir.
Adli yardım büro sorumlusu avukat başvuru sahibi ile görüşerek aşağıdaki belgeler ile talebin haklılığı konusunda uygun bulacağı sair belgeleri talep eder.
a) Kendisinin ve ailesinin geçimi bakımından önemli bir zarurete düşmeksizin gereken avukatlık ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılayamayacağına ilişkin ‘fakirlik belgesi’ , b) Tapu ve trafik müdürlüklerinden alınan üzerine kayıtlı gayrimenkul ya da araç bulunup bulunmadığına ilişkin belge(Matbu form başvuru sırasında başvuru sahibine verilmektedir). c) Nüfus Cüzdan fotokopisi ve nüfus kayıt örneği. d) Geliri varsa bunu belgeleyen evrakların fotokopileri(Emekli ise emekli maaşını gösteren emekli karnesi fotokopisi, çalışıyorsa maaş bordrosu gibi). e) Açılmış davalarda dava ile ilgili evraklar.
4. Başvuruların Değerlendirilmesi
Avukatlık Kanunu ve TBB Adli Yardım yönetmeliği gereği avukatlık ücretlerini ve yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara adli yardım sağlanmakta ve ücretsiz avukat görevlendirilmektedir.
İstemcinin başvuru sırasında ibraz ettiği belgeler ve gerektiğinde yapılacak yazışmalar sonucu gelen bilgiler ışığında adli yardım kararı verilmektedir.
Barolar arasında adli yardım kararını verme aşamasında bir standardizasyon yoktur ve olmamalıdır. Baronun olduğu ilin gelir düzeyi, yaşam şartları, gibi ekonomik kıstaslar ilden ile farklılık sergilediğinden adli yardım kararını verme aşamasında bu farklılıklar kendini gösterecektir. Karar verme aşamasında standart kuralların getirilmesi mümkün değildir. Zira başvuru sahibinin bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri, gelir düzeyleri, yapmak zorunda olduğu ödemeler, vs. farklılıklar gösterir.
Adli Yardım Bürosuna yapılan her başvuruya evrak kayıt numarası verilerek esas defterine ve bilgisayar programına kaydı yapılmakta ve her başvuru için ayrı bir dosya açılmaktadır. İstemcinin her bir isteminin ayrı bir adli yardım konusu olması sebebi ile istemcinin birden fazla istemi olması halinde her adli yardım istemi için ayrı bir evrak kayıt numarası verilerek ayrı bir dosya açılmaktadır. Zira Adli Yardım Yönetmeliği 6/e maddesi gereği görevlendirme tek bir işe ilişkindir. Bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra takipleri görev konusu iş kapsamında kabul edilemez.
Adli yardım başvuruları Baromuz Adli Yardım Bürosu’na yapılmaktadır. Büroda istemciyle görüşülerek başvuru formu doldurulur ve istemin neye ilişkin olduğu tespit edilir. Görüşme sırasında istemciyle ilgili kişisel bilgilerin yanında talebine ilişkin hukuki niteleme de yapılmaktadır. Başvurularda ilgilinin isteminde haklılığı, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerini karşılayıp, karşılayamayacağı konusunda gerekli ön görüşmeler ve incelemeler yapılmaktadır.
Ayrıca başvuru sırasında, adli yardım isteminin kabulü durumunda, işin sonunda maddi yarar elde edilmesi halinde avukata ödenen para ile elde edilecek maddi yararın %5’ini baroya ödeyeceğine, adli yardım isteminin haksız olduğunun sonradan anlaşılması halinde, görevlendirilen avukata ödenen ücretin iki katı ve yapılmış masrafları yasal faizleriyle birlikte geri vereceğine ilişkin yasal taahhütname ile başvuru formu ilgiliye imzalatılır.
Bu inceleme yapılırken, çok düşük düzeyde geliri ya da üzerine kayıtlı sadece oturduğu evi bulunan başvuru sahiplerinin, kendilerinin ve ailesinin geçimi bakımından önemli bir zarurete düşmeksizin gereken avukatlık ücretleri ile diğer yargılama giderlerini karşılayamayacağı kanaati oluşursa yine de yardımda bulunulmaktadır
Bunun yanında, gelen başvuruların bir kısmı Valilik Kadın Statüsü Birimi tarafından yönlendirilen başvurulardır. Kadın Statüsü Biriminin yönlendirdiği bu başvurularda başvuru sahiplerinin mağduriyeti birimce tespit edildiğinden gerekli görülmedikçe ayrı bir araştırma yapılmamaktadır.
Haftalık olarak alınan tüm başvurular Adli Yardım Bürosu tarafından tasnif edilerek, Baromuz Yönetim Kurulunda Adli Yardımdan sorumlu yönetim kurulu üyesi gözetiminde incelenmekte ve kabul ya da redde ilişkin karar verilmektedir. Aşağıda 2007 yılında yapılan başvuruların kabul ve ret oranları grafikte yüzdelik olarak gösterilmiştir:
Kabul edilen başvurular için, Adli Yardım Görevli Avukat listesindeki sıradan faaliyet alan tercihi de gözetilmek sureti ile, görevlendirme yapılmaktadır. Durum bir tutanakla tespit edilmekte, bu tutanağa atanan avukatın adı, soyadı, telefonu, adli yardım bürosuna ulaşılabilecek telefon ve adres ile avukatın ne için görevlendirildiği, 15 gün içinde gerekli bilgi, belge, ve masraflarla birlikte görevli avukata başvurmaması halinde talebinden vazgeçmiş sayılacağı yazılmakta, başvuru sahibinin de imzası alınarak bir örneği başvuru sahibine verilmektedir.
Reddedilen başvurularda, gerekçeli ve 10 gün içinde Baro Başkanı nezdinde itiraz hakkı olduğunu bildiren yazı, elden ya da posta yolu ile tebliğ edilmektedir.
Adli yardım talebinin Bursa dışında başka bir baro yetki çevresi ile ilgili olması halinde talebi değerlendirilip, yetkili baroya gönderme işlemlerini tamamlanır.
5. Görevlendirme Üzerine Yapılacak İşlemler
Görevlendirilen avukatın yükümlülüğü istek sahibinin hizmetin görülebilmesi için gerekli belge ve bilgiler, vekaletname ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vermesi ile başlamaktadır. Aksi halde görevi sona ermektedir. Görevlendirilen avukat, bu durumu gecikmeden, kendisini görevlendiren adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine bildirir.
Başvuru sahibi yargılama giderini karşılayamayacak durumda ise görevli avukat tarafından mahkemeden adli müzaheret talebinde bulunulmaktadır.
Mahkemenin talebi reddetmesi halinde ilgilisi avukatlık ücreti dışındaki diğer yargılama giderlerini karşılamak zorundadır.
Ancak, yargılama giderlerinin karşılanamayacağının açıkça anlaşılması ve adli yardım talebinde bulunanın haklılığı açısından kesin veya kuvvetli bir kanı oluşması halinde, adli yardım bürosunun veya adli yardım temsilcisinin önerisi üzerine baro yönetim kurulu kararıyla adli yardım fonundan karşılanır.
Başvuru sahibinin talebinin kabulü halinde durum bir tutanakla tespit edilerek tutanağın bir örneği ilgilisine verilir ve onun adına görevli avukattan randevu alınır. Görevli avukat başvuru sahibi ile görüşerek görevi iade etmesini gerektirecek haklı bir sebebi yoksa görevine başlar.
Yargılama giderini karşılayamayacak başvuru sahibi için davanın açılacağı mahkemeden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu gereği adli müzaheret talebinde bulunulur. Bu noktada karşılaşılan sorunlardan birisi bazı mahkemelerin adli yardım talebini davadan ayrı olarak incelemek istemesi ve bu sebeple ayrı bir talep olarak değişik işlere kaydedilmesidir. Kabul edilirse bu kabul kararı ile birlikte ayrıca bir dava dilekçesi hazırlanıp esasa kaydı yapılmaktadır. Bu ise hem mahkemeye hem avukata ek iş anlamına gelmektedir. Mahkemelerin adli yardım talepli açılan davaları esasa kaydedip, kabul kararı verilirse masraflardan muaf devam etmesi, reddedilirse harçların tamamlanması için süre vermesi daha pratik ve kanunun amacına ve lafzına daha uygun olacaktır.
Dosyanın tevzisi yapıldıktan sonra davanın görüleceği mahkemeler adli yardım taleplerini ya yeterince araştırmadan reddetmekte ya da araştırma için gerekli masraflar dava açma masrafını aştığı için pratik önemi kalmamaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 468. maddesi gereğince mahkemeden adli müzaheret talebinde bulunurken mahalli belediye veya ihtiyar heyetinden alınacak belgenin talebe eklenmesi gerekmektedir. Muhtardan alınan ihtiyar heyeti imzalı fakirlik belgeleri adli müzaheret talebine eklenmesine rağmen mahkemeler dosya üzerinden yaptıkları incelemede kanuna uygun olmayan belge sebebi ile talebin reddine şeklinde kararlar vermektedir. Kanunun aradığı belgenin talebe eklenmiş olması adli yardım talebinin incelenebilir olmasının ön koşulu olmalıdır. Mahkemeler uygun bulacağı araştırmayı yapacaklardır ve yapmalıdırlar da. Ama hiçbir inceleme yapılmadan dosya üzerinden fakirlik belgesinin de dosyada bulunmasına rağmen adli müzaheret taleplerinin reddedilmesi adalete erişimi engellemektedir.
Mahkemenin adli müzaheret kabul kararı dava karara çıkıncaya kadar olan dönemi kapsamaktadır.. Karar verildikten sonra temyiz masraflarının da suçüstü ödeneğinden karşılanmasının temini için yasal düzenleme yapılmalıdır.
HUMK 465nci maddede yer alan başvuranların haklı olduklarına dair delil gösterme zorunluluğu mahkemelerin adli yardım talepleri konusunda karar vermelerinde önemli bir güçlük arzetmektedir. Dava açıldığı sırada haklılığı ispata yarar delil sunma zorunluluğu ve mahkemenin de adli yardım talebini buna göre kabul ya da reddetmesi bir anlamda ihsası reyde bulunmuş olması anlamına gelmektedir.
İcra Dairelerinin adli yardım taleplerini inceleme konusu bile yapmaması sebebi ile sıkıntılar yaşanmaktadır. HUMK 466/6 “İcra dairelerinde alınan bilumum harçlar tecil ve masarifi zaruriye avans olarak devletçe ita edilmek” hükmü kesinlikle işletilememektedir. Buna işlerlik kazandıracak yasal düzenleme yapılmalıdır.
Mahkemenin talebi reddetmesi halinde gerekli masraflar baro tarafından karşılanabilmektedir. Baroların sınırlı ödenekleri ile DNA testi, ilanen tebliğ, satış gibi yüksek meblağlı giderleri karşılayabilmesi güç olmaktadır. Daha fazla başvuru sahibine avukat atayabilmek için titiz davranılmakta bu tür giderler ödeneği efektif kullanabilmek amacı ile karşılanamamaktadır. Bu sebeple mahkemenin adli müzaheret talebini reddettiği haller için bu giderlere ayrı tarife belirlenmesi amacı ile yasal düzenleme yapılmalıdır.
Görevli avukat görevine başladığını belgelediğinde ücrete hak kazanır. Görevlendirmeye konu iş için asgari ücret tarifesinde belirtilen ücret peşin olarak ödenir.
6. Denetim
• Görevlendirilen avukat göreve ivedilikle başlayarak göreve başladığına ilişkin belgeleri Adli Yardım Bürosuna sunar, böylelikle ücrete hak kazanır. • Görevlendirilen avukat 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre işi sonuna kadar takip etmekte yükümlüdür. • Görevlendirme sonrasında Adli Yardım Bürosu görevlendirilen avukatın hizmetin yerine getirilmesi ile ilgili aşamaları izler, gerektiğinde görevlendirmeler ile ilgili görevli avukattan rapor ister. • Başvuru sahibinin görevlendirme ile ilgili şikayetleri hakkında görevli avukattan rapor istenerek durum Baro Yönetim Kurulu’na iletilir, gerekli inceleme bu şekilde başlatılır. • Görev sonuçlandığında da görevli avukat görevin sona erdiğine ilişkin evrakları bir rapor ile birlikte Adli Yardım Bürosuna iletir. • Adli yardım görevini haklı nedenler dışında tamamlamayan avukat aldığı ücretin iki katını baroya ödemekle yükümlüdür.
Görev sonuç raporu doğrultusunda başvuru sahibi lehine karada tazminat, nafaka hüküm altına alınmışsa bu maddi yararı elde etmesi halinde, elde edilen maddi kazancın %5’i ile avukata Adli Yardım Barosu tarafından ödenen ücreti ve yapılan masrafları Adli Yardım Bürosu’na yatırması gerektiğine ilişkin yazı tebliğ edilir. Maddi yararı elde edilen başvuru sahibinden Avukatlık Kanunu ve Adli Yardım Yönetmeliği hükümleri gereği gerekli kesintiler yapılmaktadır.
Ancak nafaka davaları ya da maddi kazanımın çok düşük olduğu davalarda sözkonusu kesintilerin yapılması mağdur vatandaşları daha da mağdur hale getirmektedir. Bu sebeple nafakalar ya da maddi kazanımın düşük olduğu davalarda sözkonusu kesintilerin yapılmayacağına ilişkin yasal düzenleme yapılmalıdır.
7. Raporlar
Barolar her yılın sonunda adli yardım yılsonu raporu düzenleyerek Türkiye Barolar Birliğine gönderirler. Türkiye Barolar Birliğindeki kayıtlar ile bu raporlar esas alınarak hesap mutabakatları sağlanır. Barolara tahsis edilen ödenek, dört taksit halinde ödenir. Barolar kendilerine tahsis edilen ilk ödemeden sonra üçer aylık rapor düzenler ve Türkiye Barolar Birliğine gönderir. Raporların Yönetmeliğe uygunluğu tespit edildikten sonra bir sonraki ödeme yapılır. Takip eden diğer ödemelerde de aynı usul uygulanır.
8. Adli Yardım İle İlgili Çalışmalar
Bursa Barosu Adli Yardım Bürosu kurulduğundan beri daha fazla ihtiyaç sahibine adli yardım verebilmek ve hizmetin kalitesini artırabilmek için çalışmalarını sürdürmektedir.
Yapılan istatistiklerde adli yardım büromuza başvuranların daha çok kadınlar olduğu belirlenmiştir. Aşağıdaki grafikte başvuranların cinsiyet dağımı görülmektedir:

Bu sebeple kadınların hakları açısından bilgilendirilmeleri için Baromuz Kadın Hukuku Komisyonu ile koordineli olarak çalışmalar sürdürülmekte ve Kadın Hukuku Komisyonu toplantılarına ve yapılan faaliyetlere katılınmaktadır. Bu amaçla Kadın Sığınma evi ziyaret edilerek orada bulunan kadınlar hakları açısından bilgilendirilmiştir.
Halkı bilinçlendirmek için yerel bazda TV. Programları, afiş, broşür çalışmaları, halk eğitim merkezleri ve Kadın Sığınma evlerinde farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları Kadın Hukuku Komisyonu ile koordineli olarak yürütülmüştür.
Türkiye Barolar Birliği’nin de yararlanıcısı olduğu Adalete Daha İyi Erişim Projesi kapsamında oluşturulan Adli Yardım Komitesinin 16-17 Ekim 2007 tarihinde yapılan toplantısından sonra gelen davet üzerine 30-31 Ekim 2007, 13-14-27-28 Kasım 2007 15-16-29-30 Ocak 2008 ve 11-12-13 Mart 2008 tarihlerinde Ankara’da Türkiye Barolar Birliği Binasında yapılan toplantılara komite üyesi sıfatı ile katılınmıştır.
Komite mevcut düzende adli yardım sisteminin yapısı ve kurumsal şeması, hukuki dayanakları ve mevzuatı ve de uygulaması açısından tespitler yapmıştır. Komite ayrıca, Adli Yardım Fonunun geliştirilmesi ve sistemin geliştirilmesiyle paralel olarak diğer konularla birlikte uygulamadaki kalitenin geliştirilmesi için tespitler de yapmıştır. .Araştırma sonunda Komite, daha sonraki projelere ön bir adım olması amacıyla yapının ve organizasyonun geliştirilmesine katkıda bulunacağını düşündükleri önerileri hazırlayarak rapor yazım aşamasına geçmiştir.
Bilgisayar programına kaydedilen veriler ile ilgili istatistiki bilgiler ışığında kalitenin artırılması için çalışmalar yapılmaktadır.
Bursa Barosu Adli Yardım Bürosu
Av.Aynur ÇİĞDEM ÜNEL
|