AVUKAT GİRİŞİ

Bursa Barosu, meslektaşların hakkını savunmaya devam ediyor

Sayın Dr. Hüseyin Hüsnü SERDAR

Hürriyet Gazetesi (Bursa) Yazarı

 

Hürriyet Gazetesi Bursa ekinin 21 Ocak 2021 tarihli sayısında yer alan, “Kâtip arzuhalim yaz yare böyle” başlıklı yazınızı, adliye çevrelerinde arzuhalcilik yapan vatandaşların yakınmalarına ayırmış ve “Bursa Barosu da bunca sorunun arasında üç beş insan ile uğraşmaz herhalde…” şeklinde sonuçlandırmışsınız.

Bursa Barosu, tarihten gelen sorumlulukları bulunan, Anayasamız ve uluslararası sözleşmelerle hükme bağlanan temel insan hak ve özgürlüklerinin hayata geçmesi için çaba harcayan, hatta yöneticilerinin bu amaç uğruna bedeller ödediği bir kurumdur.

Yine Anayasamızın ikinci maddesinde yazılı “sosyal devlet” vurgusunun yerini bulması için çaba gösteren Bursa Barosu, günümüz koşullarında hiçbir yurttaşın aç ve açıkta kalmaması, sosyal adaletin sağlanması için de mücadele etmektedir.

Yazınıza konu ettiğiniz “arzuhalcilik” mesleğinin, günümüz modern yaşamıyla uyumlu olmadığını ve ne yazık ki “nostalji” olarak anılmaktan öte gitmeyeceğini kabullenmemiz gerekmektedir.

Bu nedenle, öncelikle Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesini hatırlatmamız elzemdir: “Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.”

Günümüz hukuk düzeninin çok da basit işlemediğini, uzmanlık gerektirdiğini kamuda yöneticilik yapmış biri olarak sizin de çok iyi bildiğinizi düşünüyoruz. Dolayısıyla, hukuk eğitimi almamış arzuhalcilerin yazacağı eksik-hatalı dilekçe nedeniyle doğabilecek hak kayıplarının sorumluluğunu kim üstlenecektir?

Nasıl ki siz hekimler, tıp eğitimi almamış, “dededen-babadan el almış” kırıkçı-çıkıkçı ve sözde şifacılarla nasıl mücadele ettiyseniz ve ediyorsanız, biz avukatlar ve bağlı oldukları meslek örgütü, avukatlık meslek alanına giren işlerin başkaları tarafından yapılmasına karşı mücadeleye elbette devam edecektir.

Yoksul yurttaşların adalete erişim kolaylığı ve maliyeti konusundaki yakınmalara karşılık olarak da şunu ifade edebiliriz. “Adli Yardım” müessesesi baroların uhdesindedir. Hak aramaya çıkan ve avukat tutmaya gücü olmayan yurttaş, her ilde baroların adli yardım birimlerine başvurarak avukat talep edebilmekte, ücreti de devlet tarafından karşılanmaktadır.

Tıpkı Tabip Odası'nın meslektaşlarınızın haklarını savunduğu gibi, Bursa Barosu'nun da, yargının üç kurucu unsurundan biri olan avukatlık mesleğinin, kanunda da belirtilen işlerin sadece hukuk eğitimi almış ve barolarca ruhsatlandırılmış avukatlar tarafından yapılmasını sağlamak, dolayısıyla meslektaşlarımızın haklarını korumak görevi olduğunu bilgilerinize sunarız.

 

Av. Gürkan ALTUN

Bursa Barosu Başkanı